15 Kasım Kıbrıs Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü’nde öğretim elemanı olarak görev yapan Prof. Dr. Kürşat Şahin Yıldırımer, son yıllarda giderek daha fazla tartışılan gençlerde cinsiyet değişimi eğilimi, sosyal medyanın yönlendirici etkisi ve artan intihar vakaları hakkında gazetemize çarpıcı ve bilimsel değerlendirmelerde bulundu.
Sosyoloji, klinik psikoloji ve davranış bilimleri alanlarında uzun yıllardır çalışmalar yürüten; özellikle gençlik psikolojisi, kimlik gelişimi ve modern toplumda kırılganlık üzerine uluslararası bilimsel yayınları bulunan İzmir’de klinik psikolog olarak hizmet veren Prof. Dr. Yıldırımer, bu hassas konuların ideolojilerden uzak, tamamen bilimsel bir zeminde ele alınması gerektiğinin altını çiziyor.
Modern Toplumda Kimlik Arayışı ve Cinsiyet Eğilimleri
Sayın hocam, son yıllarda gençlerde cinsiyet değişimi eğiliminin arttığı yönünde bir tartışma var. Siz bu durumu nasıl değerlendiriyorsunuz?
Prof. Dr. Kürşat Şahin Yıldırımer: Son yıllarda dünya genelinde gençler arasında cinsiyet kimliği üzerine sorgulamaların ve değişim taleplerinin daha görünür hale geldiği yadsınamaz bir gerçek. Ancak bu durumu yalnızca bireysel bir tercih olarak görmek, bilimsel açıdan eksik bir yaklaşım olur.
Modern toplumda kimlik artık sabit bir olgu değil. Sosyolog Zygmunt Bauman’ın da belirttiği gibi: "Modern dünyada kimlik, verilen bir şey değil; sürekli kurulması gereken bir projedir."
Bugünün gençleri, geçmiş kuşaklara kıyasla çok daha fazla seçenekle karşı karşıya kalıyor. Bu seçenek bolluğu dışarıdan bir özgürlük gibi görünse de, aslında gençlerin omuzlarında ciddi bir kimlik baskısı oluşturuyor. Bu yoğun baskı altında, cinsiyet kimliği de gençler için bir arayış alanına dönüşebiliyor.
Sosyal Medyanın Simülasyon Dünyası ve "Özenti" Riski
Peki bu durum gerçekten yaygınlaşıyor mu, yoksa sosyal medya sayesinde sadece daha görünür mü oldu?
Prof. Dr. Yıldırımer: Hem görünürlük inanılmaz bir hızla arttı hem de bu eğilim belirli bir ölçüde yaygınlaştı. Özellikle sosyal medyanın etkisiyle bazı davranış kalıpları topluma çok hızlı entegre olabiliyor.
Bu noktada sosyolog Jean Baudrillard’ın simülasyon kuramı durumu çok net açıklar: "İnsanlar artık gerçek olanı değil, temsil edilen şeyi yaşamaya başlar." Sosyal medyada sürekli vitrine çıkarılan kimlik modelleri, özellikle kimlik inşasının en yoğun yaşandığı ergenlik dönemindeki gençler üzerinde çok güçlü ve yönlendirici bir etki yaratıyor. Görülen her yeni model, aidiyet arayan bazı gençler için bir "çıkış yolu" olarak algılanabiliyor.
Sosyal medyadaki bazı paylaşımların özenti oluşturduğu eleştirileri gerçekçi mi?
Prof. Dr. Yıldırımer: Evet, psikoloji literatüründe bunun net bir karşılığı var; buna "Werther Etkisi" denir. Bir davranış medyada ne kadar çok köpürtülür ve görünür hale gelirse, özellikle kırılgan gençler arasında o davranışın taklit edilme ihtimali de o kadar artar.
Genetikçi ve nörobilimci Robert Sapolsky'nin de dediği gibi: "Davranış; genetik, hormonlar, çevre ve kültürün birlikte oluşturduğu kompleks bir sonuçtur." Yani hiçbir davranışı sadece biyolojiyle ya da sadece sosyal etkiyle açıklayamayız. Ancak Richard Dawkins’in "mem" (kültürel gen) kavramında vurguladığı üzere, kültürel fikirler de tıpkı genler gibi yayılır ve sosyal medya bu yayılma hızını inanılmaz boyutlara taşımıştır.
Gençlik Psikolojisinde Yalnızlık ve İntihar Riski
Bazı uzmanlar bu kimlik karmaşasının intihar vakalarıyla da ilişkilendirildiğini söylüyor. Bu doğru mu hocam?
Prof. Dr. Yıldırımer: Bu son derece hassas bir konu ve çok dikkatli konuşulması gerekiyor. İntihar vakaları asla tek bir nedene indirgenemez. Ancak bilimsel veriler ışığında şunu net olarak biliyoruz: Kimlik karmaşası, yalnızlık, sosyal dışlanma ve psikolojik baskı arttığında intihar riski de artar.
Sosyolog Émile Durkheim’ın anomi kuramı bugün hâlâ geçerliliğini koruyor: "Toplumsal düzen zayıfladığında birey kendini yalnız hisseder." Bugün gençler dijital anlamda çok kalabalık bir dünyada yaşasalar da, ruhsal anlamda çok yalnızlar. Aidiyet duygusunun
zayıflaması, gençleri depresyona ve umutsuzluğa sürüklüyor. Kendi doktora çalışmamda da kimlik çatışması yaşayan gençlerde bu psikolojik çöküşlerin çok daha sık görüldüğünü açıkça tespit ettik.
Profesyonel Psikolojik Desteğin Önemi
Gençlerin içinden geçtiği bu zorlu "risk toplumu" belirsizliklerinde, onlara doğru rehberliği sunmak hayati bir önem taşıyor. Özellikle kimlik karmaşası, depresyon veya yoğun sosyal medya baskısı altında ezilen gençler için zamanında alınacak profesyonel destek, hayat kurtarıcı olabilir.
Ebeveynlerin çocuklarını yargılamak yerine onları anlamaya çalışması ve uzmanlardan yardım alması sürecin en sağlıklı şekilde yönetilmesini sağlar. Bu noktada kapsamlı ve güvenilir İzmir Psikolog ve Terapi Hizmetleri sunan merkezler, gençlerin psikolojik dayanıklılığını artırmada kritik bir rol oynamaktadır. Çocuğunuzun ihtiyaçlarına en uygun uzman İzmir terapist kadrolarıyla görüşmek ve süreçle ilgili İzmir psikolog fiyatları hakkında detaylı bilgi edinmek, ailelerin bu dönemi güvenle ve bilimsel adımlarla atlatmasına yardımcı olacaktır.
Gençleri Yargılamak Değil, Anlamak
Sayın hocam, bu konuda toplum olarak nasıl bir tutum sergilemeliyiz? Son mesajınız ne olur?
Prof. Dr. Kürşat Şahin Yıldırımer: Bu tür derin ve kompleks konular yasaklamalarla ya da sığ sloganlarla çözülemez. Ne her değişimi bir "hastalık" olarak yaftalamalıyız ne de her davranışı tamamen rasyonel bir "özgür tercih" olarak görmeliyiz.
Toplumun en büyük sorumluluğu gençleri kendi kalıplarına göre yönlendirmeye çalışmak değil; onları anlamak, korumak ve onlara sağlıklı bir gelişim ortamı sunmaktır.
Şunu unutmamalıyız: “Gençleri anlamadan onları koruyamayız. Kimlik krizini görmezden gelirsek sorun büyür, bilimle konuşursak çözüm üretiriz.” Toplumların gücü, gençlerini bastırmakla değil, onları anlayabilmekle ölçülür. Bilimden uzaklaşıldığında tartışmalar sertleşir ve yıkıcı olur; bilim konuştuğunda ise çözüm yolları aydınlanır.
![]() |
![]() |
![]() |
![]() |
|||||
|
|
|||||||
![]() Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır. Neleri kabul ediyorum: IP adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle paylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım. |
|
||||||||||||
|
|
||||||||||||
![]() Koç ![]() 21 Mart - 20 Nisan
|
||||||||||||
|
||||||||||||
|
||||||||||||


