KEMER İÇİN ARTIK ALARM ZİLLERİ ÇALIYOR!
KEMER HEPİMİZİN… SAHİP ÇIKMAZSAK KAYBEDERİZ
Kemer... Dünyanın dört bir yanından turist ağırlayan, deniziyle, doğasıyla, tarihiyle övündüğümüz turizm cenneti... Masmavi denizi, yemyeşil doğası ve eşsiz koylarıyla milyonlarca insanı kendine hayran bırakıyor.
Ama bugün konuşmamız gereken Kemer'in güzelliği değil, bu güzelliği yavaş yavaş kaybediyor oluşumuz...
Hafta sonu gördüğüm manzaralar bu yazıyı dile getirmeme sebep oldu.
Son günlerde bu güzelliğin üzerine gölge düşüren sorunlar artık görmezden gelinemeyecek boyuta ulaştı. Özellikle vatandaşların sıkça dile getirdiği yoğun lağım kokusu, hem burada yaşayanları hem de tatil için Kemer'i tercih eden misafirleri rahatsız ediyor.
Turizmin kalbi sayılan bir ilçede bu koku kabul edilemez. Denizden çıkan iyot kokusunu değil, lağım kokusunu konuşuyorsak ortada çözülmesi gereken ciddi bir sorun var demektir. Bunun nedenleri araştırılmalı, altyapı sistemi gözden geçirilmeli ve ilgili kurumlar kalıcı çözümler üretmelidir.
Bu durum yalnızca görüntü kirliliği değildir; halk sağlığını, çevreyi ve Kemer'in turizmdeki itibarını da doğrudan etkileyen ciddi bir sorundur. İlgili kurumlarımızın bu konuda gerekli incelemeleri yapacağına ve kalıcı çözümler üreteceğine inanıyoruz.
Ancak sorumluluk sadece kurumlarda da değil.
Peki ya vitrindeki görüntümüz?
Yörük Parkı'na çıkan yolda kayaların arasına sıkışmış çöpler... Pet şişeler, cips paketleri, içecek kutuları, siyah poşetler...
İnsan ister istemez soruyor:
Bu çöpleri atanların vicdanı nerede?
Bir kenti güzel yapan sadece denizi, dağı, otelleri değildir. O kentin temizliği, düzeni ve sahip çıkılmasıdır.
Milyonlarca lira harcanarak yapılan tanıtımların etkisini, yere atılan bir pet şişe saniyeler içinde yok edebilir.
Üstelik burası arka sokak değil...
Burası Kemer'in misafirlerine gösterdiği en önemli noktalardan biri.
Her gün yüzlerce yerli ve yabancı turistin geçtiği bu güzergâhta ortaya çıkan bu görüntü, "Turizmin başkenti" iddiasıyla bağdaşmıyor.
Elbette sorumluluk sadece belediyenin ya da temizlik ekiplerinin değil.
Çöpü yere atan da en az toplamayan kadar sorumludur.
Ancak bu görüntülerin günlerce aynı şekilde kalması da "Denetim yeterli mi?" sorusunu akıllara getiriyor.
Yetkililerden beklentimiz; bu alanın daha sık temizlenmesi, gerekirse uyarı levhaları ve güvenlik kameralarıyla bu ayıbın önüne geçilmesidir.
Elbette çevreyi kirleten sadece biz değiliz. Bazı turistler de "Parasını verdim, istediğimi yaparım." anlayışıyla hareket ediyor. Çöplerini yere atanlar, sahilleri kirletenler, hatta çocuklarının tuvalet ihtiyacını sokak ortasında gidermelerine göz yumanlar... Kendi ülkesinde yapmaya cesaret edemeyeceği davranışları burada sergileyenlere de sessiz kalınmamalıdır.
Turizm sadece gelir değildir; aynı zamanda sorumluluktur. Bu sorumluluk hem burada yaşayanların hem de buraya gelen herkesindir. Kurallar herkese eşit uygulanmalı; yerliye de turiste de.
Çünkü doğa bize emanet...
Ve emanet kirletilmez.
"Bir şehrin gerçek zenginliği, kasasındaki para değil; sokaklarındaki temizliktir."
Ve son olarak...
Geçtiğimiz günlerde gencecik bir kadının yaşamını yitirmesi hepimizin yüreğini dağladı. Otopsi sonucunda ölüm nedeninin alkol zehirlenmesi olduğu açıklandı.
Bu acı olay, uzmanların yıllardır yaptığı uyarıları yeniden hatırlatıyor. Özellikle antidepresanlar ve benzeri ilaçlar kullanılırken alkol tüketimi ciddi, hatta ölümcül sonuçlara yol açabilir. Sağlığımız için doktor tavsiyelerine uymak ve bu konuda bilinçli davranmak hayati önem taşıyor.
Kemer'i temiz tutmak, denizini korumak, altyapı sorunlarını çözmek ve kurallara uymak hepimizin ortak görevidir. Çünkü turizm; sadece otel satmak değil, güven, temizlik ve saygınlık satmaktır.
"Bir kenti ayakta tutan beton binalar değil, temiz sokakları, temiz denizi ve duyarlı insanlarıdır."
Reklamı broşürler değil, tertemiz bir çevredir.
Denizimiz temiz olsun, sokaklarımız temiz olsun, vicdanlarımız temiz olsun... Çünkü bir kentin gerçek zenginliği beş yıldızlı otelleri değil; temiz çevresi, güçlü altyapısı ve bilinçli insanlarıdır. Tekrar ediyorum;
"Denizden iyot kokusu almayı beklerken lağım kokusuyla karşılaşıyorsak, artık susmanın değil, çözüm üretmenin zamanı gelmiştir."
"Kemer'i korumak sadece belediyenin değil, burada yaşayanın da burada tatil yapanın da ortak görevidir. Doğaya saygı gösteren, insana da saygı gösterir."
"Kemer bizim evimiz. Evimizi temiz tutmak da, değerini korumak da hepimizin görevi. Çünkü kaybettiğimiz sadece bir turizm sezonu değil, çocuklarımıza bırakacağımız gelecektir."
![]() |
![]() |
![]() |
![]() |
|||||
|
|
|||||||
![]() Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır. Neleri kabul ediyorum: IP adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle paylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım. |
|
||||||||||||
|
|
||||||||||||
![]() Koç ![]() 21 Mart - 20 Nisan
|
||||||||||||
|
||||||||||||
|
||||||||||||


