Antalya’da koca koca bazı adamlar…
Hepsi de kelli felli, Antalya’nın saygıdeğer iş insanları…
Bir kaçını gıyabında tanısam da tamamı işlerinde başarılı, sporda, SİAD’larda, değişik sivil toplum kuruluşlarında görev yapmış nadide insanlardır…
Kimlerden mi bahsediyorum?..
Ahmet Kasapoğlu, Berkay Bahar, Abdurrahman Tolga Çelik, Hakkı Ergin Civan, Ali Eroğlu, Nuri Büyükselçuk, Bora Sinanoğlu…
Antalya iş dünyasının tanınmış bu 7 cengaveri bir araya gelmiş, Döşemealtı Kırkkgöz Mevkii’nden toplam 132 bin 230 metrekare arazi almışlar.
Alırlar alırlar, bize ne değil mi?..
Ama serde gazetecilik olunca ben öyle diyemiyorum.
Bazen beynimin soru üreten lobuna bir türlü söz geçiremiyorum.
Neyse lafı uzatmayayım sadede geleyim…
Adı geçen bu zat-ı muhteremler, parasını verip şahıslar adına kayıtlı iki parça halindeki 132 küsur dönüm araziyi kurdukları bir kooperatif üzerine geçiriyorlar.
Arazi dediğim de ‘Tarla’…
Ben demiyorum…
Tapu Kadastro Genel Müdürlüğü kayıtlarında ‘Tarla’ diye geçiyor.
Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin 25 bin ve 5 binlik planlarında ‘Tarla’ olduğu yazıyor.
Bu iş insanlarına verilen 2 ayrı tapuda da ‘Tarla’ ibaresi var.
Tarla nedir?..
Türk Dil Kurumu’na göre, tarıma elverişli toprak parçası…
İnsanın aklına şu geliyor; Antalya sevdalısı bu 7 kişi Kırkgöz gibi Antalya’nın su kaynağının dibindeki tarlayı almışlarsa herhalde kurdukları ‘Tarım Kooperatifi’ için almışlardır?..
Maalesef öyle değil…
Kurdukları kooperatifin adının önünde ‘Villa’, devamında ‘Yapı’, sonunda ‘Konut’ yazıyor.
Aldıkları tarla, üzerine yapacakları ise lüks konut…
Anlayacağınız bu tarlada domates, biber, patlıcan, kıvırcık değil yüzlerce villacık olacak.
Hep diyoruz ya, ‘Antalya’ya dışarıdan gelenler mahvediyor güzelim kentimizi’…
Gerçekten öyle mi?..
Üç, beş Antalyalı bir araya geldiğimizde dağ, taş, ev, apartman, villa oldu diye yakınıyoruz ya…
Hiç mi bizim suçumuz yok?..
Bir konut yapı kooperatifi tarlayı niye alır?..
Adı üzerinde ‘Tarla’ bu…
Bende merak ettim, izini sürdüm…
Dedim ya, beynimin soru lobu bu sıralar gevşek…
Kooperatif, kurulduktan iki ay sonra alınmış bu ‘Tarla’…
Sonra başlanmış buraya nasıl villa yaparızın alt yapısına…
Antalya İl Tarım ve Orman Müdürlüğü’ne sormuşlar kooperatif olarak…
Sonrasında 13 Eylül 2022’de bir yazı gitmiş Antalya Büyükşehir Belediyesi’ne, cevabı gelmiş 15 Eylül 2022’de…
Belediyenin çalışkan elemanları, bu ‘Tarla’nın teknik incelemesini bir çırpıda yapmışlar, büyükşehir yöneticilerine sunmuşlar, onlar da incelemişler ve cevabı yazmışlar.
Teknik heyetin incelemesi, raporun yazımı, onayı, bir üst makama arzı, bir üst makamın incelemesi, kaşe, mühür, imza başkan adına olur yazısı dahil, hepsi için geçen süre iki güncük…
Hay maşallah…
Ne demiş o yazıda cevval belediye; “Başkanlığımız teknik elemanlarınca yapılan incelemede parsellerin idaremiz sulama tesisleri ile sulanan ya da sulanacak alanlar kapsamında kalmadığı tespit edilmiştir”…
Belgeyi, Başkan Muhittin Böcek adına kim imzalamış?..
Antalya Büyükşehir Genel Sekreter Yardımcısı Mustafa Gürbüz…
Helal olsun, bu ne sürat…
Ama sayın Gürbüz, belediyedeki bu arkadaşlar gerçekten gidip orayı görmüşler mi?..
Arazinin, Antalya’nın içme suyunu sağlayan su havzasında olduğunu biliyorlar mı?..
Arazinin sağından ve solundan sulama kanalları geçtiğinin farkındalar mı?..
Hatta, sulama kanallarından birinin tarihi kanal olması hasebiyle arazinin bir bölümünün SİT alanı içerisinde kaldığı iddiasını araştırdılar mı?..
Birleştirilen her iki arazinin de üzerinde, “Korunması gerekli taşınmaz kültür varlığıdır” şerhi var mı, yok mu?..
Misal; Kültür ve Turizm Bakanlığı bu villa işine ne diyecek?..
Misal; DSİ ne cevap verecek?..
Arazinin bulunduğu Döşemealtı Belediyesi bu işin neresinde duruyor?..
‘Tarla’dan yana mı, ‘Arsa’dan yana mı?..
Bu 7 cengaver iş insanının, bir taraftan tarlayı villaya uygun arsa yapmanın telaşındayken, bir taraftan da tapusunda ‘Tarla’ yazan araziyi, ‘Villa arsası’ niyetine pazarlamaya başladıkları söyleniyor.
Geçtiğimiz aylarda üyelik için istenen ilk bedelin 1 milyon 200 bin TL olduğunu duydum, parayı verelere de rakamı onaylattım…
Şimdi istenenin ise 1 milyon 800 bin TL olduğu söyleniyor…
Bu parayı veren her üye arsadan iki pay sahibi olacakmış.
Bir payını müteahhite verip karşılığında bir villa alacakmış.
Şimdi bu koca koca iş insanlarına sormak lazım...
Bu yapılan doğru mu?..
İçinize siniyor mu?..
Onların cevap vermeyeceğini bildiğim için Diyanet İşleri Başkanlığı Fetva Kurulu’na sormak istiyorum.
Tapu Kadastro Genel Müdürlüğü kayıtlarında, büyükşehir imar planlarında ‘Tarla’ yazan, üzerinde ‘Kültür varlığı’ şerhi bulunan bir yer için, “Villa yapacağız” diyerek para almak caiz midir?..
Aynı soruyu hukukçulara soruyorum; hukuken doğru mudur?..
Antalyalılara soruyorum; bu yapılan etik midir?..
Bakın beyler…
Bu araziye sizden önce talip olanlara, sorup soruşturduklarında, ‘Burası tarla, villa yapamazsınız?’ diyen etkililer, yetkililer olduğunu duydum.
Onlara, ‘Hayır’ diyenler her kimse, bu 7 cengavere ‘Evet’ derlerse ne olur?..
En azından ayıp olmaz mı?..
Bırakın her şeyi, burası ‘tarla’dan çıkarılıp imara açılacaksa, satan her kimse onun günahı ne?..
Eyy, her biri saygı değer iş insanları…
Hepinizin evi, villası zaten var…
Allah size daha çok versin ama madem burayı ‘tarla’ diye aldınız, gelin burası tarla olarak kalsın…
Gelin burayı zeytinlik yapın, olmadı nar bahçesi…
Veya verin Akdeniz Üniversitesi’ne tarımsal araştırmalar için kullansın…
Ekmeğinizi kazandığınız, havasını soluduğunuz Antalya’ya nefes olun…


Döşemealtı 1990' lı yıllardan itibaren imara açılarak gereksiz yere zaten tarım arazileri yok edilmiş.Oysa nüfusa göre doldukça bölüm bölüm açılsaydı, daha düzenli alt yapı dahil planlı bir kent olurdu.Oysa her taraf imara açıldığı için ne alt yapı var,nede doğru dürüst bir yol var.O günün şartlarında bu günler hesap edilemediği için doğru dürüst bir imar planı da yapılmamış.Şu KIRKGÖZ caddesinden gidin görürsünüz eşek yolu gibi kıvrıla kıvrıla yol yapılmış.Buna hangi Belediye Başkanı izin verdi,geçmişteki Belediye başkanlarının hepsi de sağ,bu yoldan geçerlerken hiç mi yüzleri kızarmıyor.Merkezde ki ara yollara bakın görürsünüz,karşılıklı araç park edilince yoldan araçla geçmek işkence.Oysa her taraf boş iken doğru dürüst bir imar yapılsa idi bütün bu sorunlar olmazdı.Bir tarafta çiftçilik bir tarafta villalar,hanği mantıkla bunlar yapılmış bilen var mı.Sırf rant için gerek var mı,geçenlerde Döşemealtı Belediyesinde bir Nar Çalıştayı yapıldı,aslında bir de İmar Çalıştayı yapılsa ,eski Belediye başkanları olan sırasıyla Halil SAY,Sadi KÜÇÜKBAŞKAN,Nurettin TURSUN ve şimdiki Belediye Başkanı Turgay GENÇ'de konuşmacı olsalar ve sonunda vatandaş da bunlara sorularını sorabilse ne iyi olurdu.Bu gün bu ilçede tarım arazileri imara açılmış ise bunların sorumluluğu yok mu,dosyalar meclislere gelmiş gitmiş,özel imarlar,vasıflar değişmiş,inşaat oranları değişmiş,kısacası adamına göre muamele.Şu ana caddeye, Atatürk Caddesine çıkın bakın çarpıklığı ve levha kirliliğini görürsünüz,isteyen kafasına göre reklam levhası takıyor ve çıkma yapıyor.Hatta kaldırımlar işgal altında yaya yürüyemiyoruz,yetkili ve sorumlu olanlar ne iş yaparlar insan merak ediyor.Zabıta arabaları sadece aşağı yukarı gidip geliyor ve bütün bunlar onların gözleri önünde oluyor.Peki Zabıta Müdürü veya bağlı Başkan Yardımcısı ve en sonda Belediye Başkanı bütün bunları görmüyor mu.Bir zahmet kiralık araçlardan inseler de şöyle kaldırımda bir yürüseler olmaz mı.Hepside aslında bal gibi görüyorlar ve her şeyi biliyorlar ama idareyi maslahata yatıyorlar.Ne diyelim iyi yatmalar.Bu ilçenin de 40 yıldır sansızlığı,iş gelip 'Liyakata'dayanıyor,aslında bütün mesele bu.Diyeceksiniz ki yıllarca Belediye'de zimmetine para geçireni dahi kendi içerisinde bulamamış bir Belediye'den ne bekliyorsun diyorsanız,sizde haklısınız.
BİR CHP Lİ OLARAK BUNUN HESABI SORULACAKTIR
ben seramın başındaki işci evimi düzenlemek istedim kırk yerden şikayet edildim bu adamlar 120 dönüm tarlaya villa yapacak iyi be, köylüye yasak parası olana her yol mübah.
HARAMZADELER.