Antalya’da TRT’de program yapımcılığı, haber müdürlüğü görevlerinde bulunduktan sonra emekli olan gazeteci/yazar Mustafa Tuncel bugüne kadar ‘Beydağları Efsane Söyler’in de aralarında bulunduğu 7 kitap yazdı.
Organ bağışı ile ilgili dönme dolapta bir etkinlik düzenleyen Akdeniz Üniversitesi Organ Nakli Merkezi’nin yetkililerinin, dönme dolaptan, “Antalya'nın simgesi” ve “Antalya’nın kalbi-Hearth of Antalya” olarak bahsetmesi Mustafa Tuncel’i ‘Kınıyorum’ diye biten bir açıklama yapmaya yöneltti. Tuncel, Gün Haber’de yer alan söz konusu haberin altına şu mesajı gönderdi:
BASINA DA SİTEM VAR
“Vay beee! Biraz parayla metalden büyük bir çember yapınca ‘Antalya'nın Kalbi’ oluyorsunuz... Sonra, toplumsal duyarlılık damarlarını oynatacak bir programla zirveye çıkmayı deniyorsunuz... Ne oldu da böyle oldu? Yivli Minare yıkıldı mı? Kesik Minare onuldu mu? Kaleiçi savruldu mu? Beydağları yamuldu mu? Mavi deniz gömüldü mü? ‘Alp Er Tunga öldü mi, ıssız acun kaldı mi?’ / Yeni destan peşinde koşanlar ve bir şeyi yok etmeye çalışanlar, alt etmeyi hedefledikleri o şeyi çok iyi tanımak zorundadırlar. Bu, savaş stratejilerinin de temel kuralıdır. Yoksa, savaştan yıkımla dönerler. Antalya'nın binlerce yıllık simgelerini (Londra'dan kopya) bir metal çemberle yıkmaya girişenleri ve bunu hiçbir süzgeçten geçirmeden basında parlatanları kınıyorum.”

“ANTALYA’NIN GÖZÜ” DE DENİYOR
400 ton ağırlığında, 90 metre yüksekliğindeki dönme dolap, 2019 yılının ağustos ayında hizmetine sunuldu. Şirket tarafından 'Heart of Antalya- Antalya'nın Kalbi' adı verilen Türkiye'nin en büyük, Avrupa'da İngiltere'nin başkenti Londra'daki 'London Eye- Londra'nın Gözü'den sonra ikinci büyük dönme dolap, kenti kuş bakışı izleme imkanı sunuyor.

KÖTÜLERE GÖZ AÇTIRMAYAN DON KİŞOT
Dünyaya adalet dağıtmak üzere cılız atıyla yola düşen Don Kişot, mazlumları koruyan ve kötülere göz açtırmayan bir roman karakteri. Yel değirmenlerine savaş açan Don Kişot’un hikayesi İspanya’nın başkenti Madrid’e 140 kilometre mesafedeki Puerto Lapice Köyü’nde geçiyor. Don Kişot yel değirmenleriyle savaşını kaybetse de onlarla savaşılabileceğini herkese gösterir ve cesaretini kanıtlar.


Saçma bir eleştiri.
Sizde iyi bilirsiniz ki biz Antalya nın kalbi olan değerlerimizden Yivli Minaresi, Saat Kulesi, Antik liman ve her sokağı tarih kokan kalaiçinden vazgeçmez değerlerimize değer katarız tıpkı antalya''nın Kalbi olan dönme dolab gibi..
Antalyanın kalbinin tarihi olduğu konusunda yorum yazan arkadaşların hiç birinden aksi bir yazı okumadım ama yıl olmuş 2020 ve boyle bir imkanla Avrupanin ikinci Türkiyeninse tek buyuk donme dolabı yapılmış birazcik gurur duyun yapılan işlerden Allah aşkına...işte böyle zihniyetler yüzünden geri kalan bir ülke olarak hayatımıza devam ediyoruz ne yazık ki..Biz eski destanlarımıza saygı duyuyoruz ama yeniliklerle de gelişerek yaşamak istiyoruz onun için size Türkiyenin en büyük dönme dolabından Antalyanin güzelliklerini izlerken selam yolluyorum..
Dolayısıyla benim kim olduğumdan, ne yapmış olduğumdan bahsetmesi ve bir benzetme yapması site yönetimin takdiri demişsiniz. Tıpkı dönme dolabın adını Antalya halkının belirlemesi gibi..
Peki sayın Tuncel birbirini andıran tepkileriniz, birbirinizi tanıdığınız şekilde yorumlanabilir ve örgütlü toplum her zaman üstündür demişsiniz.Birden fazla aynı düşünce yapısına sahip insanlar olduğunu kabullenmek yerine neden örgütlenmiş ve tanışmış kişiler olduğumuza inanıyorsunuz nihayetinde bir düşünceyi ülkemizde birden fazla savunan insan varken
mustafa bey sizinle antik yunan ve misir tarihi uzerine bir munazara yapmak istiyorum zat-i aliniz musait oldugu zaman
Değerlendirmelerinizi okudum, hepsinden de memnun oldum. Fakat bazı yanlışlarınızı düzeltmek de hakkım olsa gerek:
1. Birbirini andıran tepkileriniz, birbirinizi tanıdığınız şeklinde yorumlanabilir. Olsun, ben öylesini daha çok severim. Örgütlü toplum her zaman üstündür.
2. Kabadayıca verilmiş sıradan yanıtlar benim alanım olmadığı için onlara hiçbir şey diyemem. 3.Benim kısa değerlendirmemde, dönme dolabın yersiz olduğuna dair en ufak bir ima edici kelime yoktur, bir daha bakın isterseniz. Yatırımı yapan ve işletenle ilgili tek bir olumsuz virgül yoktur, boşuna aramayın. Lakin "çember" oluşu bir aşağılama değil, dünyanın her yerinde böyle tanımlanır. Mısır'dan örnek veren arkadaşımız da bilir ki o "taş yığınları" piramittir. Mısır Piramitleri... Geometriden ödünç alınan bu kavramlarla tanımlanmak hiçbir şeyi küçültmez. 4. Benim sorumluluğunu üstlendiğim paragraf bu sitedeki haberde bir tanedir ve dönme dolabı adlandırmayla sınırlıdır. Bunun dışındaki metin editöre aittir. Dolayısıyla benim kim olduğumdan, ne yapmış olduğumdan bahsetmesi ve bir benzetme yapması tamamen site yönetiminin takdiridir. Editoryal bağımsızlık diye bir durum vardır, Türkiye'de epeydir unutuldu ama ona saygı göstermek esastır. Eğer varsa bilgi yanlışlarını düzeltmeyi rica edebiliriz, bunun dışında ne diyebiliriz ki... (Özür: Don Kişot İngiliz değil, İspanyol'dur.) 5. Antalya'nın kalbi, bütün dirençlerinize rağmen Antik Limanı, Yivli Minaresi, Saat Kulesi ve her sokağında bizi selamlayan tarihi yapıların olduğu Kaleiçi'dir. 6. Büyük çembere "Antalya'nın Gözü" demeniz tabii ki yerinde olur. Her kentin gelişen hayatında yeni simgeler ortaya çıkabilir ama başkalarından isim çalmadan yüceltilmelidirler. 7. Hiçbir yerde reklama ihtiyacım olmadığını, hiçbir reklamın bu yaşımdan sonra beni bir yere taşımayacağını, siz değerli arkadaşların da bilmesini isterim. 8.Eleştiri ve tartışma kültürü gitgide bu toplumu terkediyor. Herkes kendisinin ve yaptığının alkışlanması dışında bir şey beklemiyor. Yer yer tanımadığınız birini küçültmeye ve alçatmaya kadar vardırdığınız ekteki yazılarınız eleştiri kültüründen ne kadar uzaklaştığımızın güzel örnekleridir. Beni Don Kişot değil, bir eşeğin üstünde Sancho Panza yapacak olan, tam da bu tahammülsüzlüktür.
Gündemde olan bunca olay varken neden antalyanın kalbi olarak adlandırılan ve bukadar hassas bir konuya aracı olan aktur parka saldırı var anlayamadım bunu da konuşalım mı?
Bişey merak ediyorum Sayın Don Kişot Antalya nın binlerce yıllık simgelerin ( Londra''dan kopya) bir metal çemberle yıkmaya girişenleri kınıyorum demişsiniz ya.. Antalya''nın binlerce yıllık simgelerini yıkmaya çalışmak yerine Antalya''ya yeni bir simge kazandırmaya çalışılıyor diye düşünmek yerine ve tıpkı sizin isminiz gibi ( Don Kişot) Londra ''dan kopya olduğunu düşünmek yerine Antalya''ya kazandırılmış bir simge olarak düşünmeye davet ediyorum. Ve ayrıca Antalya nın kalbi adını firma yetkilileri tamamen Antalya halkına bırakıp sosyal medya üzerinden Antalya halkı seçmiştir. Aynı zamanda toplumsal duyarlılık damarlarını oynatacak bir programla zirveye çıkmayı değil gerek pandemi, gerek Azerbaycan''a destek, İzmir Depreminde tüm İzmir halkına ve küçük büyük demeden LÖSEVLE savaşan hastalara karşı Antalya''nın sesi olmuştur. Siz sanıyormusunuz ki firma yetkililerinin bu durumlardan maddi kar sağladığını.. Bu düşünce ile biz sizi kınıyoruz.!
TüM İŞİNİZ BİTTİ AYLARCA UĞRAŞ VE EMEK VERİLEREK YAPILAN ANTALYA YA COK GÜZEL BİR SİMGE OLMUŞ DEGERE ZARAR VERİYORSUNUZ ANTALYA DA UĞRAŞILACAK O KADAR SORUN LAR (OTOBÜSLER DE DOLULUK, YAGMURLARDA ALT YAPI SORUNU AC KALAN HAYVAN DOSTLARIMIZ SOKAKLARDA CALİŞAN COCUKLAR VS VS...) VAR İKEN BOŞ İŞLERLE UGRAŞMAYIN YAPILAN EMEGE SAYGI DUYUNUZ BÖYLE VE BUNA BENZER BİR COK ETKİLİĞİN YAPILDIGİİÇİN ANTALYANIN KALBİNE SAHİP CIKILMALI