Devlet Bakanı Faruk Çelik, Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Mehmet Görmez’in bilgi notuyla CHP İzmir Milletvekili Selçuk Ayhan’ın soru önergesini yanıtladı. Bakan Çelik, 2008 yılında bir defaya mahsus olmak üzere 36 ilkokul mezunun fahri imam-hatip olarak yerleştirildiğini belirterek, şöyle dedi:
“Bakanlığımızca taşra teşkilatımızda boş bulunan mevcut vizeli sözleşmeli personel pozisyonlarına Bakanlar Kurulunun 2008/14254 sayılı kararı ile 17-26.12.2008 yılında bir defaya mahsus olmak üzere yapılan sınav sonucunda toplam 36 ilkokul mezunu fahri imam-hatip 4/B sözleşmeli pozisyonuna yerleştirilmiştir.”
-8 YILDA BİN 125 KİŞİ İSTİSNAİ KADROLARA ATANDI-
CHP İzmir Milletvekili Selçuk Ayhan’ın soru önergesine Devlet Personel Başkanı Mehmet Tekinarslan’ın bilgi notuyla yanıt veren Devlet Bakanı Hayati Yazıcı, AKP’nin iktidara geldiği 2002 yılından bu yana Başbakanlık ve bakanlıklar ile diğer kamu kurumlarda bin 125 kişinin istisnai kadrolara atandığını, bunlardan 187 tanesinin kurumların teknik ve idari ihtiyaçlarına göre başka kurumlara geçtiğini bildirdi.
“Bakanlığımızca taşra teşkilatımızda boş bulunan mevcut vizeli sözleşmeli personel pozisyonlarına Bakanlar Kurulunun 2008/14254 sayılı kararı ile 17-26.12.2008 yılında bir defaya mahsus olmak üzere yapılan sınav sonucunda toplam 36 ilkokul mezunu fahri imam-hatip 4/B sözleşmeli pozisyonuna yerleştirilmiştir.”
-8 YILDA BİN 125 KİŞİ İSTİSNAİ KADROLARA ATANDI-
CHP İzmir Milletvekili Selçuk Ayhan’ın soru önergesine Devlet Personel Başkanı Mehmet Tekinarslan’ın bilgi notuyla yanıt veren Devlet Bakanı Hayati Yazıcı, AKP’nin iktidara geldiği 2002 yılından bu yana Başbakanlık ve bakanlıklar ile diğer kamu kurumlarda bin 125 kişinin istisnai kadrolara atandığını, bunlardan 187 tanesinin kurumların teknik ve idari ihtiyaçlarına göre başka kurumlara geçtiğini bildirdi.


Mele ve Bin Kadro Tartışması
Sayın yetkililerin dikkatine! Bahse konu olan dede ve caferi imamların bir çoğunun din bilgisi yok denecek kadardır. Dedelerin çogu Diyanet ve dindarlara her fırsatta karşı olduklarını dile getirmektedirler. İslamın temel esaslarını nerdeyse hiç bilmeyen bu insanlar üstelik hurafe inançları yayan zümrenin esiri durumuna gelmiştir. Kanıt aramaya gerek yok biraz tvlerini izlemek, ileri gelenleriyle bir miktar konuşmak bu konuda yeterli olur. Hiç duymadığınız, görmediğiniz, duymadığınız ilme, irfana, akla ve mantığa uymayan bir inançla karşılaşırsınız. Resmi olarak bunları statü tanımak yeni İslam ve Ehli Sünnet inancıyla bağdaşmayan Cami ve Cemeat karşıtı Ehli Bidat bir fırkanın Diyanet eliyle tanınması demek olur ki faydadan çok telafisi mümkün olmayan zararlar getirir.
Mele mollalarda medrese mezunlarının çoğunun Kuranı Kerimi zayıfolup ilk ve ortaokul mezunları ağırlıktadır. Kabiliyet ve yetenekleri olan ve tahsillleri olanlar zaten şuan Diyanetin imamlıktan vaiz ve müftülüğe kadar farklı kademelerinde görev almışlardır. Geçimlerini zekatla temin etmekte olup çoğu yetersizliklerinden dolayı görev alamamamışlardır. Devlete bağlılıkları tatışılır. Üstelik batıdan yeni atanan İmamları da muhtar veya köy halkını kışkırtarak,devlet imamı ajan,arkasında namaz caiz olmaz vs kışkırtarak kamu otoritesini de engellenmektedir. Sonuçda geçim dünyası.
Çözüm bölgede Yatılı İmam Hatip liselerinin sayısının çoğaltılması bu konuda bir boşluğu doldurabilir. En azından devlet millet kaynaşması açısından bundan sonra sorun yaşanmaz. Böyle bir illaki yapalım deniyorsa en azından medrese icazeti, İHL diploması 30 yaş üstü, 50 yaş altı gibi kriterler koymak İyi olur.
Dogu ve Güneydogudaki kaçak elektrik ve bitmeyen sorunları başda teror olmak üzere bu bin kadroylada zor çözeriz. Devlete sırtını dayamış ağalar, korucuların yanına birde onları ekleyelim. Bir yük daha. Üstelik kamuya kılık kıyafet, fikir vedüşünce olarak da Diyaneti zor duruma koyacakları kesin. Madem bu insanlar bu kadar muhterem NiyeDoğuda kaçak elektrik %90larda :Bilmeyene söyleyelim fetva var. Kaçak elektrik kullanmak caizdir. Elektriği sadece Batıdan gelen öder. Hergün hiç söndürülmeyen lambalara,sürekli alttan ısıtmalı halılara basarak, soba yakılmadan elektrikli klimalarda misafirlikte geçirerek. Nede olsa ağaya beleş. Memur soba yaksın. Paraya hergün et yemeye var. Devlete gelince bir fakirlik edebiyatı sürer gider. Sömürü olunca devlet, arkadan vurmaya devam. Buraların sadece dağı taşı işgal etmiş toprak sahiplerini bir düzene koysak bir çok şey değişir. İnsanları hak etmedikleri yere getirirsek sonuç vahim olur. Emaneti ehline vermek lazım.
Kamuoyunun takdirine
o kadar imam hatip okulu varken fahri imamlık neye,imam hatip mezunlarına imam olduktan sonra 3-4 sene mecburi hizmet şartı konsun,başka iş koluna giremesinler.adam imamlığı bitiriyor,devlet memuru oluyor.o zaman imam hatip okulları niye var.normal lise yapsınlar.