12 yıllık evliliği boyunca eşinden sürekli şiddet gördüğünü söyleyen İpek, savcılıkta şunları iafede etti:
"Eşim av tüfeği ve bıçakla sürekli beni tehdit ediyordu. Çocuklarım da şiddet görüyordu. İşkenceye varan tutumları nedeniyle korktuğum için şikayet edemedim. Olay günü av tüfeğiyle odaya girerek, 'Seni öldüreceğim, Kelime-i Şahadet getir' dedi. Çocuklarımı hemen arkama aldım. 'Yapma ne olur' diye yalvarmaya başladım. Gördüğüm şiddet sonrası bayıldım. Kendime geldiğimde ellerim kelepçeliydi. Eşim sabah uyandı, kahvaltı yapmadan gitti. Döndüğünde eşim bağırarak, içeri girdi. O sırada bulunduğum odadaki silahı gördüm. Ellerim kelepçeli silahı koltuğumun altına aldım. Elim tetiğe ulaşamıyordu. Beni görünce, 'Beni mi öldüreceksin?' dedi. Elimden silahı almaya çalışırken, silah patladı. Tek el ateş aldı. Nasıl patladığını bilmiyorum."
Melek İpek, tutuklama talebiyle sevk edildiği nöbetçi sulh ceza hakimliğinde de aynı ifadeyi verdi. İpek, tutuksuz yargılanmak istedi.
İpek'in avukatları Ahmet Onaran, Hüseyin İlerioğlu ve Nagihan Bulduk da müvekkillerinin evlilikleri boyunca şiddet gördüğünü, olayın yaşanan şiddet nedeniyle meydana geldiğini belirterek, tutuksuz yargılama talep etti.
Melek İpek, tutuklanarak cezaevine gönderildi. Genç kadının yakınları, karar üzerine büyük üzüntü yaşadı.
ŞİDDET DEĞİL, İŞKENCE UYGULADI
Avukat Ahmet Onaran, olayın, insanın onuruna yapılan sistematik işkence olduğunu söyledi. Ramazan İpek'in eşini sürekli dövdüğünü, şiddet uyguladığını, tehdit ettiğini anlatan Onaran, "Müvekkilimi şiddeti normalleştirdiği bir algıya taşımıştır. Olay gecesinde yine şiddete başvurmuş, önce silahı kurmuş, kendisini öldüreceğini söylemiş. Bunları yapmadan önce abdestini almış. İnternetten zannediyorum kurbanla alakalı bir şey dinlemiş. Öldürme fikrini kendi bünyesinde netleştirmiş ve silah doğrultmuştur. 'Kelime-i Şehadet getir seni öldüreceğim' demiş, müvekkilim çocuklarını korumak için adeta onlara kendini siper etmiş, arbedede de maktul müvekkilime karşı silah sıkmıştır" dedi.
ŞİDDET OLAYI NORMALLEŞTİRİLMİŞTİR
Kocanın, çocukların bağrışları eşliğinde tüfeğin dipçiğiyle Melek İpek'in suratına ve vücudunun çeşitli yerlerine vurduğunu anlatan avukat Onaran, müvekkilinin çeşitli işkencelere maruz kaldığını aktardı. Ramazan İpek'in bıçağı Melek İpek'in vücudunda gezdirdiğini ve tehdit ettiğini belirten Onaran, "Müvekkilimin çevresindekiler de bu yaşanan şiddet olaylarını normalleştirmiştir. Bu normal bir durum değil. Gece silah patladığında bile jandarma ekiplerini arayan yoktur. Müvekkilim kızlarıyla evde bulduğu toka ve benzeri ürünlerle kelepçelerden kurtulmaya çalışmıştır ancak başaramamıştır" diye konuştu.
'EĞER OLAY YAŞANMASAYDI MELEK İPEK'İN ÖLÜM HABERİNİ GÖRECEKTİK'
Ramazan İpek'in çocuk olmadan önce Melek İpek'i ailesini, çocuk doğduktan sonra ise çocuklarını öldüreceği tehdidiyle korkuttuğunu aktaran avukat Ahmet Onaran, "Bu olay bir takım sosyal medyada ya da televizyonlarda, 'Kocasını öldürdü' diye geçti. Şiddet gördüğü için değil. Müvekkilim o gece şiddet görmedi, işkence gördü. Hatta ondan önceki gecelerde de işkence gördü. Yaşanan arbedede meşru müdafaa hakkını kullanmak zorunda kaldı. Eğer bugün bu olay olmasaydı, biz haber bültenlerinde 6 ve 8 yaşındaki 2 kız çocuğunun ve müvekkilim Melek İpek'in ölüm haberlerini görecektik. Kocanın da saçma sapan savunmalarını konuşuyor olacaktık" dedi.
'HUKUK SINIFTA KALMIŞTIR'
Avukat Ahmet Onaran, şöyle konuştu:
"Maalesef tutuklama gerekçelerine de baktığınız zaman konudan ve hukuki gerçekten uzak bir tutuklama kararı verilmiştir. Kamu vicdanlarında hukuk bir defa sınıfta kalmıştır. Hukuk bir sefer daha kadına öldüresiye kadar yapılan işkenceye rağmen, buradaki kadının haklarını öngörmemiştir. Bu sebepten dolayı bu kararı veren ilgililer, yargılama makamları mahkum edilmiştir. Ancak sonuna kadar bu sürecin arkasında olup, itirazlarımızı yapacağız. Hukuki haklarımız olan şikayet haklarımızı da kullanacağız."
2 kız çocuğunun sağlık durumlarının iyi olduğunu belirten avukat Onaran, aileyle iletişim halinde olduklarını, çocukların psikolojik ve pedagojik destek alması için gerekeni yapacaklarını kaydetti.
MELEK 'SİZ KARIŞMAYIN' DİYORDU
Melek İpek'in komşusu Bayram Bengü (38), “Dün Melek'i gördüm çok üzüldüm. Bir kadına o kadar şiddet olamaz. Her evde kavga olabilir, ufak tefek itişmeler olabilir ama bir kadın o hale getirilemez. Ben Melek'in, Melek benim yüzüme baktı. Ben çok kötü oldum. Bir erkek olarak, 'Bir erkek bunu yapamaz! dedim" diye konuştu.
Komşu Havva Bengü (31) de “Ramazan abinin kızgın olduğu zamanlar hakaretleri olurdu. Onun dışında kavgalarına denk gelmedik. Bir sefer servis aracına bindiğimizde Melek'in gözü mordu. Sorduğumuzda kavga ettiklerini söyledi. 'Bir şey yapabilir miyiz?' dediğimizde, 'Eşim size karşı kinlenebilir, siz karışmayın' diyordu. Çok bir şeyini anlatmazdı. Ölüm olayına çok şaşırdık" dedi.
Cinayetin yaşanığı ev ise mühürlendi.


Cinayet tin cezası ne kadar sa okadar almalı ki adalet olsun on iki yıldır kocası şiddet uyguluyorsa neden bu kadar bekledin devlet kadına şiddet e hemen kadın haklı da olsa haksız da olsa kadının beyanını dinliyor süratle kadını ve çocukları koruma altına alıyor kadının ifadeleri çok manidar elleri kelepçeli komşusuna gidiyor yok tüfek istiyor komşu vermiyor eve geliyor elleri kelepçeli evde kuş tüfeği var onunla cinayeti işliyor falan filan elinde telefon yardım alabilirdi yardım isteye blir evden çocuklarını alıp uzaklasabilir fakat o cinayet işliyor gerekçe çocukları peki şimdi ne olacak çocuklar oda biliyor kadına şiddetin arkasına siginip cinayet işleyip sonra elini kolunu sallayıp çıkacak sın yok öyle bir şey iyice anlaşılır dinlenir adalet cezasını verir eyer ceza almazsa hukuk ve adalet ozaman ölür
Zorunlu haller diye bir şey var,adam silahla saldırıyor kişi de kendini savunmak için ona ateş ediyor ve şahıs ölüyor.Peki burada kendini savunan adam öldürdü diye tutuklansın mı,kadının durumu da tam böyle bir olay,gün boyu işkenceye maruz kalmış ve cani bir sapık elinden canını zor kurtarmış,bu durumda kadın tutuklanmadan bir bakım evine yerleştirilseydi daha iyi olmazmıydı.Avukatı bir üst mahkemeye itiraz etmiştir,umarım böyle bir karar verilir.Ayrıca ikide çocuğu varmış kadının tutuklanması o çocuklara da ceza değil mi.Şimdi daha deliller toplanmadı ondan tutuklandı falan denilse de kabul edilecek gibi değil,kadın bir sapık tarafından tecavüze uğranmış,yetmemiş gece gündüz işkence görmüş her türlü eziyete uğramış,insanlara kolay gelebilir, herkes kendi annesini bacısını eşini kızını göz önüne alsın öyle düşünsün.Kendi başınıza geldiğini farz edin kabul edilir mi,yaşamak için herkes elinden geleni yapar.Çok adam öldürme olayları gördük okuduk ama bu çok vahim.
o hakimlerin kız çocuklarına beddua etmeyin. Allah onları kendilerinden vursun.
Kanunda nefsi müdafaa nedir ne durumlarda olur,bunu biri açıklığa kavuşturabilirmi. Öldürmeseydi bu seferde yine kadın cinayeti diye haber yapacaktınız.sizinde yapacak hiçbir şeyiniz yok ahir zamanda yaşıyoruz
Sınıf geçme notunu siz mi veriyorsunuz sayın avukat.tutuklama kararının ne amaçla verilebileceğini bilmiyor musunuz?bence bu açıklama ile asıl siz diplomanizi,ruhsatınizi yok ettiniz