Yavuz Donat’ı Ankara’daki gazetecilik günlerimden tanırım. Kemal ve Nazlı Ilıcak’ın sahibi olduğu Tercüman’da yazardı… Rahmetli Süleyman Demirel’in en yakınındaki gazeteciydi… Ak Parti’nin siyaset meydanında yerini almasıyla Demokrat Parti, Adalet Partisi ve DYP çizgisinden çıktı, Demirel felsefesinden uzaklaştı, Ak Parti saflarında yerini aldı.
Bu kısa hatırlatmadan sonra gelelim sadede…
Sabah Yazarı Yavuz Donat, Antalya’ya gelmiş bir yazı kaleme almış.
Anlaşılan iki kalem kullanmış sevgili Yavuz abimiz... Birinin mürekkebi toz pembe, diğeri ise kapkara… Bizler 365 gün yaşadığımız bu kentin, bu kentte yaşanan sorunları çözememişiz ama zat-ı muhterem, maşallah bir gün içinde sular seller gibi meseleleri anlamış ve yorumlamış…
Geldiği gün turizmle ilgili şu karara varmış ve onu da şöyle özetlemiş;
“Otelci memnun, taksici memnun, lokantacı memnun…”
5 yıldızlı oteller için dediği doğru olabilir… Ama gittiği Alanya’da ilçe merkezindeki 4 yıldızlı otellerden başlayarak pansiyonlara uğrasın ve odalarına bir baksın… Odalarından yüzde kaçı dolu… Antalya şehir merkezinde de durum farklı değil…
Restoranlar, eğlence mekanları hiçbir bayram böyle sakin bir Antalya yaşamadı.
Konyaaltı Sahili’nden bayramın birinci günü saat 16.00 gibi ‘Şu an’ diye fotoğraflar geçti bir dostum… Sahilin gerisindeki mekanlar bomboş…
Sayın Donat, yazınızın çıktığı gün Sabah’ın Akdeniz ekinize bir baksaydınız muhabiriniz Erdoğan Öztürk’ün Konyaaltı Sahili ile ilgili şu haberini görürdünüz;
“Simitçi, gazozcu, midyeci sahili işgal etti… Magandalar cirit atıyor.”
Seyyarlar, ellerinde iki kıytırık tezgah, milyonluk yatırım yapan işletme sahiplerine rakip olmuşlar…
Sayın Yavuz Donat, yaz-kış Antalya’da yaşayan yerleşik yabancılar hariç, Konyaaltı Sahili’nde, hangi milletten yabancılar varmış bir sorun muhabirinize…
Vali beyin bahsettiği bu bir milyon misafir nerede sayın Donat?..
Ben söyleyeyim; yüzde 99’u kıyılarda konuşlanmış tatil köylerinde…
Uçaktan hooop tatil köyüne…
Tatil köyünden hooop uçağa…
Sistem bu…
Alanya Belediye Başkanı Adem Murat Yücel, Yavuz Donat’a demiş ki;
“Uzun bayram tatili Alanya’ya moral oldu…”
Doğru, sadece moral oldu o kadar…
Donat pembe mürekkepli kaleminden sonra kara kalemi eline almış ve CHP’li Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek’i yazmış.
‘Ben seçimde Ak Parti için çalıştım, oy istedim’ diyerek bunu atv ekranlarında itiraf eden bir belediye çalışanı bir başka ilçeye gönderildiği için demediğini bırakmamış sayın yazarımız…
‘Bunlar yanlış işler’ buyurmuş yazısında ayrıca…
Peki, doğrusu ne?..
Ne yapsaydı Böcek?.. O işçinin sırtını sıvazlayıp, ‘Aferin, Ak Parti için durmak yok yola devam et’ mi deseydi?..
Buna kim seyirci kalır Allah aşkına?..
Bir Ak Partili başkan, seçimde aleni CHP’ye çalışan ve bunu da ulusal tv kanallarında itiraf eden hangi işçiye bunu yapmazdı…
Türkiye’deki sistem şu; siyaset yaparak belediyeye göreve gelirsin… Ama belediyede memur, işçi olarak çalışırken siyaset yaparsan belediyeden gidersin…
Belediye çalışanları bir siyasi partiye ilgi duyabilir ama aleni siyaset yapamaz…
Sayın Donat’a sormak lazım…
Kendisi Sabah’ta çalışıyor, şu soruma rahatlıkla cevap verebilir.
Sabah’ta çalışan bir işçi, tüm mesaisini Hürriyet Gazetesi için verse… Sosyal medyadan Hürriyet’in haberlerini paylaşsa, “Her sabah bir Hürriyet alın” dese ne olur?..
“Sabah yalan yazıyor, yazarlarına da inanmayın” dese o Sabah çalışanı misal sosyal medya hesabından…
Sabah yönetimi onu ceza olarak bir başka büroya mı gönderir, yoksa kovar mı?..
Böcek yine insaflı davranmış bir başka büroya göndermiş, kovmamış...
Yavuz Donat yazısının son bölümünde bir de hızlı trenden söz etmiş…
Antalyalıların yüzde 80’inin hızlı tren istediğini yazmış.
Sayın Donat, madem Alanya’dasınız, Alanya Belediye Başkanı Yücel’in size ‘Alanya’nın lokomotifi’ dediği Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’nu gördüğünüzde kendisine bir sorun, biz de merak ediyoruz bu hızlı tren ne oldu?..


Yazarım, Konyaaltı projesini ele almalısınız. Buradaki büyük vurgunu kim yaptı! 250 Milyon TL ye mal edildi belediye borçlandırıldı, yıllık 8 milyon TL ile x firmasına ihale yoluyla işletmesi verildi, bu 8 milyon peki nereye gidiyor beledıye bu yatırımın donusunu ne kadar surede gerı alacak? kıraya verene kadar ANET tarafından ısletılse daha karlı olmazmıydı? bır ıckı fırmasından 10 mılyon hava parası almıslar, bır kola fırmasından 5 mılyon bır dondurma fırmasından 5 mılyon tl hava parası almıslar neden komple buralarda sadece bu fırmaların urunlerı satılsın dıye ama ıhaleyı alan x fırması burada kafesı yok sadece ısletmecı. ayrıca beach lerden yıllık ( 6 aylık) 450 bın tl para almıs kıra getırısı yıllık 30mılyon tl, 20 mılyonda hava parası 50 mılyon tl. e park bahcelerın bakımı vs beledıyede. az da olsa guvenlıkcısı var. gıderı yok ısletmenın dırek kar. boyle olcagını bıleydık bız sade vatandas bıle bu ıhaleye gırerdık. lutfen bu konuyu dıle getırın ve sayın BOCEK ıhaleyı fesh etsın. halkın yararına yapılsın. ha pekı kotumu olmus hayır on numara yer olmus ellerıne saglık yıgıdı dov hakkını yeme demısler. ama ısletmede ıhalede sıkıntı var halkın hakkı yenmiş birileri bunu araştırmalı...
Yazarım, Bir esnaf olarak aktarıyorum. Bayram 9 gün tatil oldu turizmci araç kiralamacılar olarak oh demiştik ancak Antalya'da ilk defa bir bayramda yaklaşık olarak 4000 araç boş kaldı iş yapamadı her firmadan hiç yoksa 10 adet araç kiraya gitmedi.. Hal böyleyken nasıl turizm iyi oluyor! 5 yıldızlı oteller dolmuş ama antalya kaleiçi lara tarafındaki oteller yuzde 40 kapasıye ıle calıstı! ınsanlarda para yok. harcama durumu dusuk.
Bırakın Türkiye'yi,Dünya kenti Antalya'nın şansızlığı,Antalya'yı yönetmek için seçilenler şu veya bu şekilde dengeler hesaplanarak seçilmişler,onlarda 5 yıl boyunca günlük işlerle zamanlarını geçirıyorlar,liyakatlı ufku geniş Antalya'yı marka yapacak biri seçilene kadar da böyle devam edecek herhalde,belediyelerin yaptıkları yıllık güreşler ve yılda bir kaç defa halk konserleri,başka ne var.Haklarını yemeyelim içlerinde 5 yılda zenginleşenler de var,demek ki maaşlarından iyi tasarruf yapıyorlar.)))))))
Sevgili dursun abi 1993 den beri antalyada yàsamaktayim antalyada gördüğüm şehir yönetim anlayışı bir sahil kasabası yöntemi nedense hiç sehirlesememis bir ilimiz antalya ve ilçeleri cunki hem şehri yönetenler hemde esnafı şehre 365 gün gözüyle bakmiyor?âr herkes kendi cebini düşünüyor çıkarıni düşünüyor etkinlik ve Festivalleri bile köy senliklerigibi markalasmis ne bir ürünü nede bir Festivali var allahın verdiği Kum deniz doğa geçmiş tarih başka birşey yok dükkanlarında 3 sınıf emitasyon ürünler satılıyor marka olmuş bir meydanı bile mevcut değil malesef
Hızlı tren istemiyoruz ki. Gördük yaşadık Türkiye de hızlı ölümler oldu...yap işlet devret modeli sanırım. .olan kazalarda makinist suç makinası oldu hep. Oysa yapim raylar alt yapısının ışık sistemindeki hatalar bilirkişi raporlarına rağmen gözardı edilmesi ölenlerin helallikleri Rabbimin bildikleri...hızlı tren kazası yolculuğu riskini artırıyor...güven sorunu yaşıyoruz..
Türkiye basın bir tek şekilde haber yapmak için yönlendiriliyor. Bunun içinde gazetelerin çoğunluğunun yaptıkları haberleri Türkiye de büyük bir kesim okumuyor. Antalya da sözünü ettiğiniz gazetenin satışı hiç denecek kadar az onun için kişinin de yazdığı yazı muteber değildir. O kişinin Ayçiçek gibi her zaman ışığa baktığını her akıllı Türkiye Cumhuriyeti vatandaşıda bilir.