Toplantının açılışında konuşan Envanter ve Araştırma Dairesi Başkanı Bilal Dikmen, doğal kanyakların kirlenmesi ve tahrip olmasının sanayi inkılabıyla daha da artarak bugünkü boyutlara ulaştığını söyledi. 2009'da Avrupa Birliği (AB) sürecinde çevre faslının açılmasıyla birlikte AB'nin su konusundaki yasası olarak tanımlanan 'Su Çerçeve Direktifi'nin Türkiye açısından önemli hale geldiğini vurgulayan Dikmen, "AB sürecindeki uyumu sağlamak ve insanların daha iyi ortamlarda yaşaması düşüncesiyle Su Yönetimi Genel Müdürlüğü tarafından ulusal ve uluslararası projeler yapılmıştır. Bu projelerden elde edilen sonuçlar, kademeli olarak mevzuatımıza aktarılmıştır. Su kaynaklarının sürdürülebilirliği açısından suyun havza bazında yönetilmesi gerekmektedir" dedi.
Gelişen dünya nüfusunun tarım ve sanayi için ihtiyaç duyacağı su miktarını karşılamakta sıkıntı çekeceğinin açık olduğuna dikkati çeken Dikmen, "Eldeki sınırlı kaynakların optimum kullanımı ve entegre yönetimi su ile ilgili çözüm oluşturacaktır. Entegre su yönetimi dünyada birçok ülkede kullanılmaktadır. Bu doğrultuda AB ülkeleri mevcut su kaynaklarını, entegre nehir havzalarını geliştirerek, korumaya çalışmaktadır. Amerika Birleşik Devletleri su kaynakları yönetiminde yeraltı suyu, yüzey suları ve su kalitesi arasında entegre yönetim sistemini benimsemiştir" diye konuştu.
Levent YENİGÜN/KEMER, (DHA) -


Henüz yorum yapılmadı. İlk yorumu siz paylaşın.