Bir genç kadın, evlenmeye karar verdiği adamla birlikte gelinlik bakmaya gider.
Aylarca hayalini kurduğu modeli bulur. Aynanın karşısına geçer, kendisine bakar ve gülümser.
“İşte bu.”
Tam o sırada bir ses gelir:
“Güzel… Fakat biraz pahalı.”
Başka bir ses:
“Ben olsam bunu almazdım.”
Bir başka ses:
“Bizim ailede gelinler böyle gelinlik giymez.”
Gelin adayı daha ne olduğunu anlamadan konu gelinlikten çıkar, aile meselesine dönüşür.
Sonra kulağına bir cümle fısıldanır:
“Bu alınmayacak. Benim beğendiğim olacak. Yoksa bu işi bitiririm. Bir de oğlumun haberi olmasın.”
Gelinlik değişir mi, bilmiyorum.
Fakat o anda bir şey değişmiştir:
Evlenecek çiftin kendi hayatları üzerindeki söz hakkı.
Bizde evlilik biraz böyledir.
Avrupa'daki valsi düşünün. İki kişi vardır. Birbirlerine bakar, aynı ritmi yakalar, adımlarını birlikte atarlar.
Bizde halay vardır.
Bir kişi başlar, arkasına bir kişi daha gelir. Sonra bir başkası…
Kayınvalide, kayınbaba, elti, görümce, teyze, amca, dayı, kardeş, kuzen…
Halay uzadıkça uzar.
Üstelik herkesin bir fikri vardır.
Gelinliğin nasıl olması gerektiğinden düğünün nerede yapılacağına, kuaförden oturma düzenine, evin hangi semtte tutulacağından çocuk sahibi olmaya kadar uzanan bir fikirler zinciri.
Fikir vermek kötü değildir.
Ailelerin desteği kıymetlidir.
Sorun, fikir vermenin yerini karar vermenin almasıdır.
Çünkü evlilik iki kişinin hayatıdır.
Rakamlar da düşündürüyor
Türkiye'de 2025 yılında 552 bin 237 çift evlendi, 193 bin 793 çift boşandı. Boşanmaların yüzde 34'ü evliliğin ilk beş yılında gerçekleşti. Antalya ise kaba boşanma hızının en yüksek olduğu ikinci il oldu.
Bu rakamları yalnızca istatistik olarak okumak kolay.
Oysa her rakamın arkasında bir ev var.
Bir masa.
İki insan.
Bazen çocuklar.
İki ayrı aile.
Biriken beklentiler.
Konuşulamayanlar.
Yanlış anlaşılanlar.
Ve zaman içinde büyüyen küçük meseleler.
Gelinlik tartışması da aslında küçük bir mesele değildir.
Kuaför kavgası yalnızca kuaför kavgası değildir.
“Annem böyle istiyor.”
“Babam bunu kabul etmez.”
“Bizim ailede böyle yapılır.”
cümleleri çoğalmaya başladığında asıl soru ortaya çıkar:
Bu evliliğin kararlarını kim verecek?
Evlilikten önce konuşulması gerekenler
Genç çiftler evlilik hazırlığında haftalarca düğün salonu arıyor.
Gelinlik seçiyor.
Damatlık bakıyor.
Fotoğrafçıyla görüşüyor.
Mobilya seçiyor.
Davetiye hazırlıyor.
Peki birlikte yaşayacakları hayata hazırlanmak için ne yapıyorlar?
Birbirlerinin beklentilerini gerçekten biliyorlar mı?
Para konusunda aynı düşünüyorlar mı?
Çocuk sahibi olma konusunda ortak bir fikirleri var mı?
Tartıştıklarında ne yapacaklarını konuşmuşlar mı?
Kök ailelerin evliliklerindeki yeri konusunda sınırlarını belirlemişler mi?
Annelere, babalara, kardeşlere saygı gösterirken kendi evliliklerinin sınırlarını koruyabilecekler mi?
Bunlar düğün hazırlığından daha az önemli değil.
Hatta belki çok daha önemli.
Çünkü gelinlik bir gün giyilir.
Düğün bir gün yapılır.
Halay bir süre sonra biter.
Evlilik ise ertesi gün başlar.
Evliliğe hazırlık da mümkündür
İşte bu düşünceden yola çıkarak Kepez Belediyesi, ANSİAD ve Türk Psikologlar Derneği Antalya Şubesi iş birliğiyle “Evliliğe Hazırlık” programını hayata geçiriyor.
6 Eylül'de başlayacak program, evlilik hazırlığındaki çiftlerin ilişkilerini daha yakından tanımalarını ve evlilik yaşamına ilişkin farkındalıklarını artırmalarını amaçlayan uygulamalı bir ilişki atölyesi.
Psikologlar eşliğinde;
sağlıklı ilişkinin temel özelliklerini, iletişimi, aktif dinlemeyi, çatışmaları yapıcı biçimde ele almayı, evlilikte beklentileri, kök ailelerin ilişkiye etkisini, çift sınırlarını ve ilişkiyi uzun vadede besleyen unsurları konuşulacak.
Üstelik yalnızca konuşulmayacak.
Çiftler, ele alınan konuları kendi ilişkileri üzerinden uygulayacak.
Belki birbirlerine daha önce hiç sormadıkları bir soruyu soracaklar.
Belki uzun süredir konuşmadıkları bir beklentiyi paylaşacaklar.
Belki de evlenmeden önce fark edecekleri küçük bir sorun, evlendikten sonra yıllarca sürecek büyük bir tartışmanın önüne geçecek.
Çünkü iyi bir evliliğin hazırlığı sadece düğün salonunda yapılmaz.
Bazen bir psikoloğun yönelttiği soruda,
bazen eşlerin birbirini gerçekten dinlediği birkaç dakikada,
bazen de “Bu kararı biz verelim” diyebilme cesaretinde başlar.
Belki de evlilik öncesi en önemli soru şudur:
“Gelinliği kim seçecek?” değil, “Hayatımızı kim yönetecek?”
6 Eylül'de başlayacak Evliliğe Hazırlık programına katılmak isteyen çiftler Kepez Belediyesi'nin resmi internet sitesinden başvuru ve bilgi alabilir. Ayrıca Mimar Sinan Kongre Merkezi'ndeki Evlendirme Memurluğundan programa ilişkin bilgi edinilebilir.
Çünkü biz genç çiftlere yalnızca güzel bir düğün değil,
sağlıklı bir evlilik için de hazırlanmalarını önermeliyiz.
Önceki sayfa
Sayfa başına git
|
![]() Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır. Neleri kabul ediyorum: IP adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle paylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım. |




