Gazeteci Timur Soykan’ın bir haberiydi…

Bir rap grubunun üyeleri, gençleri uyuşturucuya özendirmekten içeri alınmıştı.

İddiaya göre, bir avukat, “Ben bu işi çözerim” deyip, rapçilerin ailesiyle görüşmüştü.

Görüşmede önce 500 bin dolar istenmiş, sonra bu para 300’e çekilmiş, ‘Bu kadar paramız yok’ denilince pazarlıkla istenen miktar 100 bin dolara kadar inmişti.

Ancak aile şikayetçi olunca, avukat gözaltına alınmış ve inanılmaz şeyler anlatmıştı.

Anlattığına göre, önce zengin kişiler tespit ediliyor, bunlara operasyon yaptırılıyor, cezaevine düşünce de bazı avukatlar ziyaret edip, ‘Ben sizi kurtarırım’ diyor.

Hatırlıyorsanız, Antalya’da büyükşehir davasından içeri giren bir kişi, benzer bir yolla 900 bin dolar söğüşlendiğini ileri sürmüştü.

O kişi de avukatını şikayet etmiş, Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı ve Adalet Bakanlığı’nın girişimleriyle soruşturma izni verilmişti.

Dava açılırsa neler olacağını yakında göreceğiz…

Ancak, buna benzer başka iddia daha geldi Antalya’dan…

Yani, etti iki…

Bu kez işin içinde bir avukatın yanı sıra faal bir siyasetçi de olduğu söyleniyor.

Hem de siyaset camiasında hatırı sayılır, partisi adına kelam edebilen biriymiş bu…

Avukatın ise ayrı siyasi görüşte olsalar bile eski bir belediye başkanının kankası olduğunu söylüyorlar.

İşte avukat ve siyasetçi ikilisi, büyükşehir davasında tutuklanan bir iş insanını, iddiaya göre korkutarak tam 2 milyon dolar çarpmışlar.

TL’ye çevirirsek tam 100 milyon TL ediyor…

Tamamı 200 TL’lik banknottan oluşsa tartıda 550 kilo geliyor.

Yarım tonu 50 kilo geçiyor.

Taşımak için kamyonet lazım…

Birinin fon vurgunu için dediği gibi 200 TL’leri dürüp büküp dürüm yapıp yeseler yıllarca karınlarını doyururlar.

İyi para…

Kim bilir, bu avukatlar ve siyasi işbirlikçileri neler neler söylediler de sindirdiler koca koca iş insanlarını…

Ben üç aşağı beş yukarı hikayenin tamamına hakim sayılırım.

Anlatmam için iş insanının diğer Antalyalı iş insanı gibi avukat ve siyasetçi hakkında şikayetçi olması lazım.

Şu ana kadar haklarında şikayet yok…

Ama bir kayıt olduğu söyleniyor.

Söylentisi geldiyse yarın bir gün, sesi de görüntüsü de ortaya çıkar.

Bu olay, işini düzgün yapan hem avukatların, hem siyasetçilerin kınayacağı yüz karası bir durum.

Antalya Baro yönetiminin bu ve buna benzer olaylara karışan kirli avukatlardan habersiz olduğunu hiç sanmıyorum.

O kirli siyasinin üye olduğu partinin yöneticilerinin kulakları da sağır değildir herhalde...

Bu bize kadar yansıyan bir iki örnek…

Kim bilir canı yanan kaç iş insanı var.

Bu köşe onlara açık…

Başınıza gelenleri paylaşın, alnınızın teriyle kazandığınızı, yalanla, dolanla çarpan, barolara, partilere sızmış, kirli avukat ve kirli siyasilerin yanına kar kalmasın.

Ben yazarım, yeter ki siz cesur olun…