Yıllar önceydi…
Bir öğleye doğru telefonum çaldı… Karşımda ismi lazım değil o dönemki belediye başkanının basın danışmanı…
Dedi ki; ‘Önemli bir konu var, sayın başkan sizinle görüşmek istiyor’...
‘Hay hay’ dedim gittim.
Belediyenin kapısında karşılandım, genel sekreterin odasına buyur edildim.
İçeri girdim, ortaya koca bir masa kurulmuş, etrafında en az 15 kişi var.
Masadakiler belediyenin etkili yetkili kişileri ve çoğu da gazeteci…
Ama belediye başkanı yok…
Genel sekreter, ‘Siz de geldiğinize göre konuya girelim’ diyerek başladı söze…
Mesele şu; belediye, faaliyet raporu adı altında yapılan çalışmaların anlatıldığı kitap çıkaracak. Bunu da gazetecilere hazırlatmak istiyor.
Tabi bunun karşılığında da üç-beş kuruş belediye para verecek emeği geçenlere…
Hemen itiraz ettim, ‘212 sayılı Basın Kanunu’na göre gazetemden başka hiç kimseye böyle bir hizmet veremem’ dedim.
Genel sekreter, ‘Ne olacak canım’ diye itiraz etti ama ben kalktım gittim.
Sonuç; bir kaç gün sonra çalıştığım ajansın genel müdürü aradı; “Dursun, imzasız bir mektup geldi, sen belediyeye para karşılığı faaliyet raporu hazırlıyormuşsun”…
Buyurun buradan yakın…
Geçen gün televizyon izliyorum.
Merkez Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Abdürrahim Karslı konuşuyor.
Karslı, görev yaptığı dönemde İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nin en tepesindeki ismin kendisini sürekli cemaatin yemeklerine davet ettiğini, kendisi hariç fakültedeki tüm hocaların daveti kabul edip gittiğini anlatıyor.
Sonunda ne oluyor biliyor musunuz?..
Yemek daveti yapan fakültenin tepesindeki isim ve cemaatin yemeklerine giden hocalar halen yerlerinde duruyor, bir tek cemaatin yemeklerine gitmeyen Prof. Dr. Abdürrahim Karslı FETÖ’cülükten ihraç ediliyor.
Kıssadan hisse; bizden değilsen suçlu sensin…
Bizden değilsen...
OKUR GÖRÜŞLERİ
0 yorum · 0 onay bekliyorYorumlar
Yorumunuzu paylaşın
Yorumlar editör onayından sonra yayımlanır.


Henüz yorum yapılmadı. İlk yorumu siz paylaşın.