Gezi Parkı ile ilgili olayların fitilinin İstanbul’a üçüncü köprünün temel atma töreninde bizzat başbakan tarafından ateşlendiğinde oradaydım.
Sadece marjinal gruplar tarafından yapılan eylemin toplumsal bir infiale dönüşmesinin nedeni, başbakanın köprünün temel atma töreninde sarfettiği, ‘Biz kararımızı verdik. Yaparız geçeriz’ sözleriydi…
Üçüncü köprünün adının Yavuz Sultan Selim olarak konulması bu işe tuz biber ekti o gün…
Ben dahil tüm gazeteci arkadaşlar şaşırmıştık.
Bu sözlerin toplumsal bir gerginliğe yol açacağını biz düşünmüştük, ama başbakan koltuğunda oturan biri düşünmemişti…
Ben merak ediyorum. O gün başbakan promterden konuştu… Yani karşısına konulan metinden okudu konuşmasını… Acaba, Gezi Parkı ile ilgili söyledikleri o konuşma metninde var mıydı?..
Ben iddia ediyorum; yoktu…
Başbakanın metin dışı sözleri hep problem yaratıyordu ve öyle de oldu…
Ertesi gün Taksim Meydanı’ndaki Gezi Parkı’na gittiğimizde, olayın yavaş yavaş marjinal grupların eylemi olmaktan çıkacağının işaretlerini gördüm.
Ve, o gün sabaha karşı olaylar patlak verdi.
Döndük geldik Antalya’ya…
Cumartesi gününden bugüne yaşadıklarımız, başbakan ne kadar ‘çapulcu’ da dese, ‘Tencere tava hepsi hava’ da dese, bir toplumun resmen, ‘Hoooop bizde varız’ diye haykırışıydı.
Ancak sonuçta gördük ki, millet ayılmış, fakat başbakan iktidar sarhoşluğundan kurtulamamıştı.
Afrika gezisine gidene kadar da, halka meydan okumayı sürdürdü.
Peki, hadi diyelim ki, başbakan o gün köprünün açılışında o cümleleri ağzından kaçırdı. Ya ondan sonraki günler söylediklerini…
Hepsi bilinçli ve hesaplı kitaplıydı.
Bir başbakan, neden yüz binleri karşısına alacak kadar agrasif olabilir?..
Herkes şunu diyor?..
Başbakan Amerika’dan döndükten sonra her şey değişti.
Orada ne olup bittiği bilinmiyor ama bir şeyler olduğu kesin…
Başbakanın alkol yasağı ile başlayan, sigara içiren restoranları kapatmaya kadar uzanan 4’ncü Murat tavırlarını, Gezi Parkı’nın yerine AVM yapılmasına kadar vardırması, bunu AKM’nin yıkılması ve Taksim’e camiye kadar uzatmasının nedeni ne?..
Bence hepsi Amerika’da kendisine söylenen bir şeylerin yarattığı travma…
Her şey orada, Amerika’da değişti…
Başbakan da öyle…
Orada bir şeyler oldu.
İşte, ne oldu o meçhul.