Hakim Ahmet Caner, günümüz koşullarında bilgisayarın bir düğmesine basılmakla bir bankanın tüm şubelerindeki her türlü hesabın miktarı ve karşılığını görmenin mümkün olmasıyla, yapılan kesintinin, masraf bedeli olarak kabulünün mümkün olmadığına kanaat getirdi, kesinti ücretinin geri ödenmesine hükmetti.
İzmir Nöbetçi Sulh Hukuk Mahkemesi’ne başvuran avukat Ulaş Aygün, dilekçesinde, beden eğitimi öğretmeni babası Ergin Aygün’ün, hamiline yazılı çeki tahsil etmek için bir kamu bankası şubesine gittiğini, çek bedelinin karşılığı bulunmasına karşın masraf adı altında 26.25 TL kesinti yapıldığını dile getirdi. Bu tip işlemlerde, muhatap bankanın çek karnesi sahibine hizmette bulunduğunu, alıcıdan herhangi bir hizmet talep etmesinin mümkün olmadığını savunan avukat Aygün, yasal dayanak olmamasına rağmen çek bedelinin eksik ödendiğini, sebepsiz zenginleşme faaliyetinin gerçekleştirildiğini ileri sürdü. Avukat Aygün, kesintinin geri ödenmesini talep etti.
İzmir 13’üncü Sulh Hukuk Mahkemesi’ndeki davaya bakan Hakim Ahmet Caner, günümüz koşullarında bilgisayarın bir düğmesine basılmakla bir bankanın tüm şubelerindeki her türlü hesabın miktarı ve karşılığını görmenin mümkün olmasıyla, yapılan kesintinin, masraf bedeli olarak kabulünün mümkün olmadığına kanaat getirdi. Hakim Caner, banka işlemi sırasında davacıya verilen herhangi bir hizmetin söz konusu olmadığına, kesinti ücretinin Ergin Aygün’e geri ödenmesine hükmetti.
“ÖRNEK OLSUN”
Açtığı davayı kazanmanın ve mağduriyetlerinin giderilmesinin sevincini yaşayan Avukat Ulaş Aygün, “Banka şubeleriyle işlemleri olan vatandaşlar, çeşitli şekillerde haberleri olmadan mağdur edilebiliyorlar. Para kazanmanın kolay olmadığı bir dönemde kesinti adı altında yapılan işlemlerin doğruluğunu gözden geçirmek gerekiyor. Biz de gereksiz yere mağdur edildiğimize yönelik açtığımız davayı kazandık. Meblağ çok önemli değil, ancak haksız işleme tabi tutulduklarına inanan diğer vatandaşlarımıza da bu karar örnek olur” diye konuştu.