Kulak Burun Boğaz Doktoru Prof. Dr. Murat Topdağ, kulak çınlamasının (tinnitus) toplumda oldukça yaygın görülen ancak çoğu zaman yeterince ciddiye alınmayan bir sağlık sorunu olduğunu belirtti. Kulak çınlamasının, dışarıdan herhangi bir ses kaynağı olmaksızın kulakta uğultu, vızıltı, ıslık veya çınlama şeklinde algılanan sesler olarak tanımlandığını ifade eden Prof. Dr. Topdağ, bu durumun kişinin yaşam kalitesini önemli ölçüde düşürebileceğini vurguladı.
Kulak çınlamasının tek başına bir hastalık olmadığını, çoğu zaman altta yatan farklı sağlık sorunlarının belirtisi olarak ortaya çıktığını belirten Prof. Dr. Murat Topdağ, işitme kayıpları, orta ve iç kulak hastalıkları, gürültüye maruz kalma, kulak kiri, tansiyon problemleri ve bazı nörolojik hastalıkların çınlamaya yol açabileceğini söyledi. “Bu nedenle çınlamanın nedeni mutlaka araştırılmalıdır” dedi.
Kulak çınlamasının her yaş grubunda görülebileceğini vurgulayan Prof. Dr. Topdağ, özellikle yoğun gürültüye maruz kalan kişilerde ve ileri yaşlarda daha sık rastlandığını ifade etti. “Uzun süre yüksek sesle kulaklık kullanımı, iş ortamında gürültüye maruz kalma ve stres, çınlamayı tetikleyen önemli faktörler arasında yer alır” şeklinde konuştu.
Kulak çınlamasının kişide yalnızca işitsel değil, psikolojik etkiler de oluşturabileceğini belirten Prof. Dr. Murat Topdağ, “Sürekli devam eden çınlama; uyku bozuklukları, dikkat dağınıklığı, anksiyete ve depresyon gibi sorunlara yol açabilir. Bu nedenle kulak çınlaması, bütüncül bir yaklaşımla ele alınmalıdır” dedi.
Tanı sürecinde ayrıntılı kulak burun boğaz muayenesi, işitme testleri ve gerekli durumlarda görüntüleme yöntemlerinin kullanıldığını belirten Prof. Dr. Topdağ, doğru tanının tedavi başarısını doğrudan etkilediğini söyledi. “Her çınlamaya aynı tedavi uygulanmaz. Tedavi planı, çınlamanın süresi, şiddeti ve nedenine göre kişiye özel olarak belirlenmelidir” dedi.
Kulak çınlamasının tedavisinde tek bir yöntem olmadığını vurgulayan Prof. Dr. Murat Topdağ, altta yatan nedenin tedavi edilmesinin temel yaklaşım olduğunu ifade etti. “İşitme kaybına bağlı çınlamalarda işitme cihazları, bazı vakalarda medikal tedaviler, ses terapileri ve bilişsel davranışçı yaklaşımlar fayda sağlayabilir” dedi. Ayrıca yaşam tarzı düzenlemeleri, stres yönetimi ve gürültüden korunmanın da tedavinin önemli bir parçası olduğunu belirtti.
Toplumda kulak çınlamasıyla ilgili yanlış inanışların yaygın olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Topdağ, bu sorunun tedavi edilemez olduğu düşüncesinin doğru olmadığını vurguladı. “Her kulak çınlaması tamamen ortadan kaldırılamayabilir; ancak doğru yaklaşımla şikâyetler büyük ölçüde kontrol altına alınabilir” şeklinde konuştu.
Kulak çınlaması şikâyeti olan bireylerin kulaktan dolma bilgilerle hareket etmemesi gerektiğini belirten Prof. Dr. Murat Topdağ, özellikle bilinçsiz ilaç ve takviye kullanımının durumu daha da kötüleştirebileceğini söyledi. Uzman değerlendirmesinin şart olduğunun altını çizdi.
Prof. Dr. Murat Topdağ, kulak çınlamasının yaşam kalitesini düşüren ancak doğru tanı ve tedaviyle yönetilebilen bir sorun olduğunu vurgulayarak sözlerini şöyle tamamladı: “Kulak çınlamasıyla yaşamak zorunda değilsiniz. Erken dönemde yapılan değerlendirmeler ve kişiye özel tedavi planlarıyla bu sorunun etkileri önemli ölçüde azaltılabilir. En önemli adım, çınlamayı ciddiye almak ve uzman desteğine başvurmaktır.”
![]() |
![]() |
![]() |
![]() |
|||||
|
|
|||||||
![]() Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır. Neleri kabul ediyorum: IP adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle paylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım. |
|
||||||||||||
|
|
||||||||||||
![]() Koç ![]() 21 Mart - 20 Nisan
|
||||||||||||
|
||||||||||||
|
||||||||||||
