Epilepsinin, beyindeki elektriksel aktivitenin geçici olarak bozulması sonucu ortaya çıkan nöbetlerle seyreden bir hastalık olduğunu ifade eden Prof. Dr. Erol, erken tanı ve uygun tedaviyle çocukların büyük bir kısmında nöbetlerin kontrol altına alınabildiğini vurguladı.
Epilepsinin tek tip bir hastalık olmadığını belirten Prof. Dr. İlknur Erol, çocuklarda görülen epilepsi türlerinin yaşa, altta yatan nedene ve nöbet tipine göre farklılık gösterdiğini söyledi. “Bazı epilepsi türleri bebeklik döneminde ortaya çıkarken, bazıları okul çağında ya da ergenlikte görülebilir. Her nöbet epilepsi değildir; ancak tekrarlayan nöbetler mutlaka çocuk nörolojisi uzmanı tarafından değerlendirilmelidir” dedi.
Epilepsi nöbetlerinin yalnızca kasılma ve bilinç kaybı şeklinde olmadığını vurgulayan Prof. Dr. Erol, dalma, boş bakma, ani düşmeler, dudak şapırdatma, istemsiz el-kol hareketleri ve kısa süreli bilinç bulanıklıklarının da epileptik nöbet belirtisi olabileceğini ifade etti. “Bu tür belirtiler bazen dikkat eksikliği ya da davranış problemiyle karıştırılabilir. Bu nedenle doğru tanı büyük önem taşır” dedi.
Tanı sürecinde ayrıntılı hasta öyküsü, nörolojik muayene, elektroensefalografi (EEG) ve gerekli durumlarda beyin görüntüleme yöntemlerinin kullanıldığını belirten Prof. Dr. İlknur Erol, doğru tanının tedavi başarısını doğrudan etkilediğini söyledi. “Her çocuğa aynı tedavi uygulanmaz. Epilepside kişiye özel yaklaşım esastır” dedi.
Çocuklarda epilepsi tedavisinin temelini ilaç tedavisinin oluşturduğunu belirten Prof. Dr. Erol, uygun ilacın doğru dozda ve düzenli kullanımının nöbet kontrolünde kritik rol oynadığını ifade etti. “Çocukların önemli bir kısmında tek bir ilaçla nöbetler tamamen kontrol altına alınabilir. Bazı epilepsi türlerinde ise zamanla ilaçların kesilmesi bile mümkün olabilir” dedi.
Toplumda epilepsiye yönelik yanlış inanışların çocuklar ve aileler üzerinde ciddi bir psikolojik yük oluşturduğunu vurgulayan Prof. Dr. İlknur Erol, epilepsinin bulaşıcı bir hastalık olmadığını ve zeka geriliğiyle doğrudan ilişkili olmadığını belirtti. “Epilepsili çocuklar uygun tedavi ve destekle eğitim hayatlarına devam edebilir, sosyal yaşama aktif olarak katılabilir” dedi.
Epilepsili çocuklarda yaşam düzeninin önemine de değinen Prof. Dr. Erol, düzenli uyku, ilaçların aksatılmaması ve tetikleyici faktörlerden kaçınılmasının nöbet kontrolünü olumlu etkilediğini ifade etti. “Ailelerin ve öğretmenlerin bilinçli olması, çocuğun kendini güvende hissetmesini sağlar” dedi.
Epilepsi nöbeti sırasında yapılması gerekenlere de dikkat çeken Prof. Dr. İlknur Erol, çocuğun yan yatırılması, ağzına herhangi bir şey sokulmaması ve nöbet süresinin takip edilmesinin önemli olduğunu vurguladı. “Panik yapmak yerine doğru müdahaleyi bilmek hayati önem taşır” dedi.
Prof. Dr. İlknur Erol, çocuklarda epilepsinin kader olmadığını vurgulayarak sözlerini şöyle tamamladı: “Epilepsi, erken tanı, doğru tedavi ve düzenli takip ile kontrol altına alınabilen bir hastalıktır. Çocukların potansiyellerini gerçekleştirmelerinin önünde bir engel değildir. En önemli adım, belirtileri ciddiye almak ve uzman desteğini zamanında almaktır.”
![]() |
![]() |
![]() |
![]() |
|||||
|
|
|||||||
![]() Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır. Neleri kabul ediyorum: IP adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle paylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım. |
|
||||||||||||
|
|
||||||||||||
![]() Koç ![]() 21 Mart - 20 Nisan
|
||||||||||||
|
||||||||||||
|
||||||||||||
