Dursun Gündoğdu
Dün akşam saatlerinde bir dostum aradı…
Onu biri aramış…
Demiş ki; “Dursun beyin bir haberde Adalet Bakanı Akın Gürlek ile birlikte fotoğrafı çıkmış”…
Dostum, “Hayırdır, ne haberi?” diye sormuş, arayan da, “Haberi okumadım, bana da biri söyledi” demiş…
Bakmış olacak gibi değil, kimseden bilgi alamıyor, bana sormak istemiş dostum;
“Adalet bakanı ile senin fotoğrafın çıkmış, ne oldu, başına bir şey gelmedi, gözaltında falan değilsin değil mi?”
Bu kez soruları ben ona sordum, “Haber nerede çıkmış?”, “Benim Akın Gürlek ile hiç tanışmışlığım ve fotoğraf çektirmişliğim yok, nasıl bir fotoğrafmış bu?”, “Sana kim söyledi?” falan filan…
İş uzadı gitti…
Sonra aklıma geldi…
O gün Gazeteci Selami Şahin aramış, “Senin 2021’de yayınladığın bir yazın vardı, ondan alıntı yapabilir miyim?” diye sormuştu…
Çıkmış bir yazı, “Tabi ki” dedim…
O da benim yazıyı gövdeye oturtup bir haber yapmış…
Özetle demiş ki; “Akın Gürlek bakan olduktan sonra aydınlatılmamış dosyaları gündeme getiriyor. Dursun Gündoğdu’nun 2021 yılında yazdığı bir olay da aydınlatılmayı bekliyor.”
Mesele bu…
Manşete de bakan ile benim ayrı ayrı fotoğralarımızı koymuş…
Manşeti görüp içeriğini okumayan da benim için telaşlanıp, ya gözaltına alındı veya başına bir iş geldi algısına kapılmış…
Tıpkı, aynı gün Akdeniz Üniversitesi’nde bir öğretim görevlisinin çok sayıda sağlık çalışanının 225 milyon TL dolandırması ile ilgili bizim haber medyası ve sosyal medyada yaratılan algı gibi…
On binlerce öğrenci, çalışan, akademisyenin olduğu, Ardahan ve Tunceli illerinden daha kalabalık bir üniversitede, birinin adı dolandırıcılığa karışıyor, manşetlerde dolar, TL görüntüleri, üniversitenin logosu, arka planda Akdeniz Üniversitesi Hastanesi yazan binanın fotoğrafı ve atılan başlık şu;
“Büyük vurgun”…
Haberi okumazsanız, çoğu insanların sadece manşetlere baktığı gibi yaparsanız ne anlarsınız?..
Büyük bir vurgun yapılmış, “Üniversiteyi birileri soymuş” dersiniz…
Aklınıza hemen bugün üniversiteyi yönetenler gelir…
“Malı götürmüşler” diye sağı solu arar dedikodusunu yaparsınız…
İşte algı böyle oluşur.
Koskoca NTV’nin attığı başlığa bakın;
“Akdeniz Üniversitesi Hastanesi'nde akılalmaz borsa vurgunu.”
Akdeniz Üniversitesi sanki üniversite değil, ‘Borsa Antalya’ mübarek…
Yeni Şafak, NTV’den aşağı kalır mı;
“Üniversitede skandal !.. Yüksek kazanç”
Ona göre de üniversite, eğitim, öğretim kurumu değil, yüksek faiz veren bir banka…
Hem de acayip yüksek kazanç sağlıyor.
Hele bir ulusal haber sitesi var, notbir.com diye, Ertuğrul Özkök, Gürkan Zengin falan da yazıyor orada, haberde dolandırıcı diye adı geçen adamı şakkadanak profesör yapmışlar…
Başlık şu:
“Akdeniz Üniversitesi’nde dolandırıcılık… Profesör milyonları aldı kaçtı”
Buyrun buradan yakın…
Bu haberin neresinden tutacaksınız?..
Oysa o olayda adı geçen adam, DHA’nın haberine göre, hastanede 2008 yılında sağlık teknikeri olarak işe başlamış, eski Rektör Mustafa Ünal tarafından jet hızıyla öğretim görevlisi yapılmış…
Fatih denilen bu zat, hastanede işe girdiğinde, şu an ki Rektör Prof. Dr. Özlenen Özkan sanıyorum, Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi alanında ihtisasını tamamlayan genç bir doktordu…
Belki de, eşi dünyaca ünlü cerrah Prof. Dr. Ömer Özkan ile bile evlenmemişti…
Sordum, soruşturdum, bu Fatih denilen zat son mal beyanında 3 kilo altın beyan etmiş…
Yani 20 milyon TL civarında bir altını varmış…
Bahsedildiği gibi sadece borsaya değil altına da meraklıymış anlaşılan…
Bir de antika cep saatlerinden bahsetmiş mal beyanında…
Yapılan suçlamaya göre 225 milyon lira ile kayıp…
Peki nerede?..
Fransa’da olduğunu söyleniyor…
Görürsünüz, yarın bir haberde, o vurguncu ile Fransa Cumhurbaşkanı Macron’un yan yana fotosu da çıkar…
Bizim ulusal haber sitelerinden biri, “O vurguncu kaçmak için neden Macron’un memleketini seçti?” başlığını atarsa da şaşırmam…
Neyse…
Ben, Akın Gürlek ile yan yana çıkan fotoğrafımın yarattığı, ‘Gözaltı’ algısını daha kıramamışken, Akdeniz Üniversitesi yönetimi, vurgun olayının üniversitenin kurumsal yapısı ile ilgili olmadığına ilişkin algıyı aşmaya çalışırken, bırakalım bizim vurguncu üzerinden Fransa basının yaratabileceği olası algıyı da Macron düşünsün…
Şaka bir yana, bizim profesöründen, doçentine, doktoruna onlarca okumuş insan, bu tip insanlara nasıl inanıyor anlamıyorum.
Canan Karatay başta onlarca profesör biliyorum, telefon dolandırıcılarının tuzağına düşen…
Sağlıklı hayatta kalma dersi veriyorlar, hasta insanları Azrail’in elinden çekip alıyorlar ama bir sahtekara güvenip ellerinde avuçlarında ne varsa veriyorlar.
İşte, yazının konusu da bu…
Bu sahtekarlardan biri de Antalya’da ortaya çıkmış, Araştırma, Akdeniz Üniversitesi, Şehir Hastanesi kadrolarında çalışan kafası zehir gibi çalışan insanları dolandırmış.
Alın teri ile para kazananlara tek diyeceğim; paranızı yasal yollarda değerlendirin, riske atmayın…
Allah size en değerli beyinleri vermiş, biraz düşünün…
Nasıl olur da bir sağlık memuru, sağlık uzmanı, torpille öğretim görevlisi olmuş biri, ABD borsasından para kazanır, size de kazandırır?..
Onlarca borsa uzmanı enayi, bizim Fatih efendi süper zeki öyle mi?..
Tosuncuk haberlerini de mi okumadınız siz…
Önceki sayfa
Sayfa başına git
|
![]() Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır. Neleri kabul ediyorum: IP adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle paylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım. |

