Süleyman Soylu aynı cezayı, “Haliç’te Yaşayan Simonlar” isimli kitabın yazarı esmi Emniyet Müdürü Hanefi Avcı ve Eski İstihbarat Daire Başkanı Sabri Uzun’a da uygulamıştı.
Emeklilik döneminde Kral Çıplak ve Hasbihal isimli kitapları yazan Ali Yılmaz, Gaziantep İl Emniyet Müdürü iken Antalya’ya atanmıştı. Antalya’da görev yaptığı dönem, iki polis memuru ile CHP eski Milletvekili Yıldıray Sapan’ın şikayeti üzerine yargılanmıştı.
Ali Yılmaz, talimatıyla telefonlarının dinlendiğini ileri süren polisler ile CHP’li eski vekilin açtığı bu davadan beraat etmişti. Bu dava sürerken de rütbeleri Soylu’nun ‘olur’u ile alınmıştı.
Ali Yılmaz, Soylu’nun verdiği rütbe alınma cezasının keyfi ve hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek idare mahkemesine dava açmıştı. Ankara İdare Mahkemesi de, “Bakan Olur’u ile rütbelerinin geri alınmasını ilişkin işlemin hukuka aykırı olduğuna, haklarının iadesine karar verdi.
Ali Yılmaz bu karar üzerine sosyal medyada, "Asıl sen unutma! Berlin’de hâkimler var. Alamazsınız. Hiçbir güç, hiçbir siyaset, hiçbir iktidar Kral bile olsa adaletten üstün değildir” paylaşımını yaptı. İyi Parti’de siyaset yapan Yılmaz, bu cezanın kaynağının muhalif düşünceleri ve aktif siyasi faaliyetleri olduğunu ileri sürdü.


Birilerinin söylediklerini doğru sanarak gerçekleri bilmeden halkı yalan haberlerle kandırmak gazetecilik değildir,siz Antalyadasınız ve biz sizi hiç mahkemede görmedik neler yaşandı mahkemelerde hiç haberiniz oldumu acaba verilen kararlar hukuka uygunmuydu yoksa talimata göremi verildi ve mahkemede fetönün üst düzeydeki yönetim ve para kasaları olan kişiler ihbarları yapıldı, görevi başındakiler ihbar edildi, başka illerdeki yargılandıkları fetö dosyaları getirttirilmedi mahkemece ek iddianame bile hazırlattırılmadı, sanıkların ve katılan müştekilerin gösterdiği tanıklar bile hmahkeme başkanı tarafından kasıtlı olarak ifadeleri aldırılmayarak müşterek işlenen suçlar ortaya çıkartılmadı ve Bölge adliye mahkemesinin verdiği karar 1,5 sayfa bile değil ve beraate yapılan itirazı red ederken hiçbir gerekçe bile göstermeyerek Anayasal hak ihlallerinden olan her mahkeme gerekçeli kararını belirtmelidir demesine rağmen itirazı red etti ve dava Yargıtaya gitti ve yargıtay hala Beraat kararına yapılan itiraza karar vermiş değildir ve dosya yargıtaydayken kesinleşmemiş karara rağmen ali yılmaz beraat ettim nasıl diyor ve idare mahkemeside kesinleşmemiş karar üzerinden rütbelerini geri nasıl veriyorsa ortada hukukta çiğneniyor Adalette sağlanmazken bu aceledirki birilerini seçime yetiştirmek için aklanmayamı çalışılıyor, yoksa il delegesi bile yapılan seçimde siyasi partiye aday adayımı göstereceklerki hesaplar onu gösteriyor gibide, sizde suçsuz diyerek reklamını ve propagandasını yapıyorsunuz ama bence daha seçim atmosferine girilmedi aday olduğunu önce ilan etsinki o zaman mahkemede yaşananlar yapılan ihbarların hepsi resmi belge ile mahkeme tutanaklarına geçmiş zabıtlarla ortaya koyulup türk milletinin takdirine sunulacaktır ama sizlerinde doğru haberler yapmadığınız ortaya çıkacaktır eğer Fetöcatı davasını takip etseydin tüm duruşmalara fetönün müdahale ettiğinide bilirdiniz mesela en basiti ise Mahkeme Tutanaklarından uyap üzerinden 9 sayfa olan Mahkeme tutanağının 2 sayfasının silindiğini ve bu silinen bölümlerde Ali YILMAZ'ın hangi fetönün yönetim kadrosunda üst düzey ABD ye firar etmiş kırmızı bültence aranan kişilerle olan irtibatlarının olduğu bölümlerin silinmiş olduğunu ve daha nelerin yaşanmış olabildiğini az buçuk tahmin edebiliyorsunuzdur diye düşünüyorum, bizler sabrediyoruz ama zamanı gelince gereken yapılacaktır bu Vatan sahipsiz değildir, dünde fetöye karşı çıktık bugünde çıkar vatanımızı koruruz kimsenin şüphesi olmasın. Saygılar.
Çok ilginç şeyler oluyor.FETÖ'nün en üst kesimlerinde yer alanlardan bazıları ellerini kollarını sallayarak yurt dışına çıktılar.Örgütün üst yöneticileri ne yazık ki yurt dışında rahatça yaşıyorlar,ülkemizi allah bullah eden bunların, cezalarını çekmemeleri kamuoyunun vijdanını yaralıyor.Umarız bir gün adalet önünde hesap verirler.