Antalya Kültür ve Cemevi'nde basın toplantısı düzenleyen AKD Genel Başkan Yardımcısı Ali Aktaş, Büyükşehir Belediye Başkanı Ak Partili Menderes Türel başta olmak üzere ilçe belediye başkanlarını da ziyaret ederek cemevi taleplerini ilettiklerini belirtti. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi ve Yargıtay'ın cemevlerini ibadethane olarak kabul ettiğini vurgulayan Ali Aktaş, şunları kaydetti:
""Büyükşehir Belediye Başkanı sayın Menderes Türel bizim talebimiz üzerine 'zaten geçen sene cemevi sözümüz vardı' dedi. Verdiği bu sözü tutacağını, cemevi yapılacak birkaç yerin olduğunu, öncelikle Muratpaşa İlçesi'nde AKD'ye bir cemevi yapacağını belirterek söz verdi. Cemevi yapılacak yerin AKD'nin kanaat önderleriyle ileriki zamanlarda bir araya gelerek belirleyeceğinin sözünü vermiştir. Ancak bu buluşmanın bazı çevreler tarafından Ankara'da olduğu gibi cami- cemevi projesi şeklinde hayata geçirileceği duyumunu aldık. Bu projeye AKD olarak en başından beri karşı çıktık. Böyle bir projeyi kabul etmeyeceğimizi defalarca kamuoyuyla paylaştık."
TEK CEMEVİ YETERLİ DEĞİL
Türkiye'de 120 bin camiye karşılık, 1500 civarında cemevi bulunduğuna da vurgu yapan AKD Genel Başkan Yardımcısı Ali Aktaş, Antalya genelinde 300 binin üzerinde Alevi Bektaşi'nin bulunduğunu aktardı. Aktaş, "Biz ibadetimizi cemevlerinde yapıyoruz. Cenazelerimizi cemevlerinden kaldırıyoruz. Antalya'da bir cemevi bize yetmemektedir. Yoğun şekilde yaşadığımız bölgede cemevi talebinde bulunmak hakkımız. Takdiri kamuoyuna bırakıyoruz" dedi.
Akif ARICI/ANTALYA, (DHA) -
Antalya'da 300 bin alevi var
ALEVİ Kültür Dernekleri (AKD) Genel Başkan Yardımcısı Ali Aktaş, cami- cemevi projesine karşı çıktıklarını belirterek, 300 bin Alevi Bektaşi'nin yaşadığı Antalya'da tek cemevinin yetmediğini söyledi.
OKUR GÖRÜŞLERİ
1 yorum · 0 onay bekliyorYorumlar
Yorumunuzu paylaşın
Yorumlar editör onayından sonra yayımlanır.


Osmanlı'da dahi zaman zaman kapatılan Bektaşi tekkeleri ve dergahlar, bir müddet sonra açılarak faaliyetlerine devam etmişlerdir.Osmanlı'nın klasik bir politikası vardı.İnançınızı kendi içinizde istediğiniz gibi yaşayın ama devlete karışmayın.Devlet kademelerine tamamen devşirmeler hakim olduğu için, 16.cı yüzyıldan itibaren devletin asli kurucusu olan TÜRKMENLER, yönetimden ve şehirlerden uzaklaştırılarak kırsala sürülmüşlerdir.Bütün bunları yaparlarken de, Yeniçerilerin de Bektaşi tarikatına bağlı olduğunu ve 1826 da kapatılana kadar da kendi inançlarını rahatça yaşadıklarını hatırlayarak, Osmanlı'nın bir çeşit denge unsuru uyguladıklarını hatırlayalım.1826 da YENİÇERİ'yi kapattıktan sonrada sürekli şavaş ve toprak kaybederek sonunda devletin yok olduğunu da unutmayalım.Peki cumhuriyet kurulurken her etnik unsur ve her inanç gurubu destek vermiş mi evet.1923 anayasasında herhanği bir ayrım varmı hayır.1924 anayasasında ise kürtler yok sayılmış.1925 de ise tekke ve zaviyeler kanunuyla da Bektaşiler ve Aleviler yok sayılmış.Arkasından da kurulan Diyanet İşleri Başkanlığı tek mezhep üzerine kurulmuş.Cumhuriyeti kuran ve devrimleri yapan Atatürk'ü ve silah arkadaşlarını selamlamakla birlikde,onlarında birer Osmanlı Paşaları olduklarını unutmayalım.Tüm askerlikleri boyunca, Osmanlının çeşitli etnik ve inanç topluluklarının birer birer ayrılarak, yeni devletler kurduklarını görmeleri sonucu, o psikolojik endişeyle Anadolu'da kurdukları devletin tek dil,tek din,tek mezhep düzenini o günkü şartlarda anlamakla birlik de,aradan 90 yıl geçmesine rağmen ve yapılan bunca ASİMİLASYONA karşı, KÜRTLER etnik kökeninden, BEKTAŞİ'ler de(Alevi'ler de) inançlarından, yapılan bunca zulme yok sayılmalarına rağmen vazğeçmediklerine göre, 2015 de kendi ülkelerinde gecekondu da yaşar gibi yaşamaya devam mı edecekler? Yoksa eşit yurttaş mı olacaklar, sormamız gereken soru bu.Bu sistemin tıkandığını ve ülkedeki bütün sorunların bundan kaynaklandığını hala anlayamadık mı? Çok basit şekilde çözülebilecekken, inat etmenin kime ne faydası var.Yetmedi mi bu güne kadar ölenler?Sadece 1 gün evet 1 gün kendini ötekileşdirdiğin gibi yaşasan bütün sorunları çözersin.Ama maalesef kendine istediği her hakkı, konu kürtler ve aleviler olunca dilsiz oluyorlar.