BM toplantısı için bulunduğu Antalya'da basın toplantısı düzenleyen Çavuşoğlu, "Müttefikimiz olan bir ülkenin YPG arması kullanması kabul edilemez. Tepkimizi gösterdik. Bu, çifte standarttır, ikiyüzlülüktür" dedi.
Bakan Çavuşoğlu, "ABD'nin Ankara büyükelçiliği nezdinde de, Washington'daki büyükelçiliğimiz aracılığıyla ABD dışişleri bakanlığı nezdinde de tepkimizi gösterdik" ifadesini kullandı.
Pentagon Sözcüsü Peter Cook dün düzenlediği basın toplantısında konuyla ilgili bir soru üzerine, ABD özel kuvvet askerlerinin kendi güvenlikleri için görev yaptıkları bazı yerlerde daha az görünür olmak için yerel güçler arasına karışabileceğini söylemişti.
'O ZAMAN DAEŞ VE BOKO HARAM ARMASI DA TAKSINLAR'
Çavuşoğlu, Cook'un açıklamasıyla ilgili olarak da "Telefonda Sayın Obama, Sayın Kerry, bize YPG'nin, PYD'nin güvenilir olmadığını söyleyecek ve terörle mücadeledeTürkiye'nin yanında olduğunu söyleyecekler. Sonra Ankara'daki iki saldırının sorumlusu terör örgütünün armalarını takacaklar. Neymiş efendim, kendi güvenliğini sağlamak içinmiş. O zaman onlara tavsiyemiz Suriye’nin diğer bölgelerine gittikleri zaman DAEŞ’in, El-Nusra’nın, El-Kaide’nin armasını taksınlar, Afrika’ya gittikleri zaman da Boko Haram’ın armasını taksınlar. Biz bu terör örgütleriyle YPG'yi aynı görmüyoruz diyenlere cevabımız, 'Bu çifte standarttır ve iki yüzlülüktür' olur" ifadelerini kullandı.

Dünyanın farklı ülkelerinde düzenlenen saldırılar karşısında da farklı tutumlar sergilendiğini belirten Çavuşoğlu, "Bugün maalesef terörle birlikte mücadele ettiğimiz ülkelerin terör örgütlerine bakış açısında şu kriter var: kullandığım terör örgütü ve kullanamadığım terör örgütü... Böyle bir anlayışla terörle mücadelede başarısız oluruz. Bugün olduğu gibi. Bugün karşı karşıya kaldığımız tablo bu" dedi.


KİMİ DOST EDİNELİM:Hazreti Muhammet ölür ölmez daha cenazesi kalkmadan halifelik peşine düşenlerimi?Zorbalıkla halifeliği ele geçirip hazineyi yiyen zalim Emevi, Muaviye zihniyetinimi?Osmanlı'yı arkadan hançerleyen Anadolu çocuklarının çöllerde ölmesini sağlayan VAHHABİ Suudları mı?Irak'da,Suriye'de ele geçirdikleri yerlerde, kadınları kızları köle pazarlarında satan,kendileri gibi düşünmeyen herkesin kafasını kesen IŞİD katillerinimi?Kutsal Kitaplar aynı kaynak dan geldiğine göre ,ne TEVRAT'da,ne İNCİL'de ,nede KURAN'da ırk ve Din ayrımı yapılmamaktadır.Tevrat'ın 47 nci bab'ın da ''BİZ SİZLERİ İNSAN OLARAK YARATTIK DER''Yine Kuran'ın hiç bir ayetinde ırk ve inanç ayrımı yapılmamaktadır.İslamiyet Irkçılığı kesinlikle ret eder. ''ARAB'ın ACEM'den üstünlüğü yokdur '' der .Maide 51 ,tam anlaşılamamış o bölüm maide 57'le birlik değerlendirilseydi şu sonuca varılırdı.Dost edinmeyin derken bütün Yahudi ve Hristiyanları kastetmiyor,kast edilen Yahudi'lik den ve Hristiyanlık dan çıkmış,yani tıp ki Müslümanlık dan çıkmış ve bu gün sözde Müslümanım diye kendi kafasına göre, KURAN'ı ben bilirim edasıyla Müslüman ülkelerini kana bulayan ,Terörist canilerden bahsediyor.Kısacası bütün DİNLER ayrışmak için değil insanlığı birleştirmek üzere gelmişdir.O nedenle DİN i alet ederek IRKÇILIK yapmanın alemi yok.Hangi ırk dan ,hangi dinden olursa olsun kötü kötüdür,iyi de iyi.Önce şunu sormak lazım neden Müslüman ülkelerden kaçan mülteciler Müslüman ülkelere değil de ,Hristiyan ülkelere gitmek istiyorlar?
“Ey inananlar! Yahudi ve hıristiyanları dost edinmeyin!” (Mâide: 51)
Bu ilâhî hitab, İslâmiyet’in ilk yıllarından itibaren kıyamete kadar gelip geçecek olan bütün müslümanlaradır.
Onlar İslâm’ın ve müslümanların düşmanıdırlar, müslümanların başına daima bir gaile çıkarmaktan ve kötülük etmekten başka bir şey düşünmezler. Dinini terkedip kendilerine tâbi olmadıkça, hiç bir müslümandan memnun olmazlar.
Müslümanlarla savaşmak hususunda tarih boyunca daima dinsizlerden yana olmuşlardır. İki yüz yıl boyunca haçlı seferleriyle İslâm beldelerine saldıranlar onlardır.
İslâm’a ve müslümanlara karşı küfrün tek millet olduğuna delil:
“Onlar birbirinin dostudurlar.” (Mâide: 51)
Onlar hiç bir yerde, hiç bir tarihte müslümanlara dost olmamışlardır. Müslümanlarla savaşmakta her zaman için birbirine dost olmuşlardır. İnkâr ve sapıklıkta birleştikleri için, müslümanlara karşı bir el gibidirler.
Bunu Suriye'nin toprak bütünlüğü bozulmadan önce düşünecekdiniz.Sınırların kevgire çevrilmesini önleyecekdiniz.Kazıkdan boşalmış ruh hastası, sapık katilllerin ülkemize girerek,ordan da Suriye'ye geçmelerini seyretmeyecekdiniz.Kısacası yanlış hesap Bağdat dan döner derler,sizin hesap tutmadı.Dış politika da tamamen yanlış strateji üzerine kurulan oyun ne yazık ki çok kötü çökdü.Planın düşünce babası nerde şimdi,aldı valizini bir şey olmamış gibi tasını tarağını topladı gitti.3 ay sonra Şam'da Emevi camiinde namaz kılacağız diyerek herkesi hayal dünyasına inandıran sabık başbakan, şimdi Şam yerine İstanbul'a gitmiş,ne güzel hayat ye iç milyonluk arabalar korumalar, boğaza nazır evde otur arada bir meclise gel ölene kadar bu milletin parasıyla yaşa,peki hatası sonucu binlerce ölen çoluk,çoçuk,kadın kızın,insanın ve yıkılan bir ülkenin hesabını kim verecek ,bu dünya da sorulmayacağı kesin de, umarım öbür dünya da bu ölenler,yaralanlar,yurtlarından göçmek zorunda kalanların 2 eli de sabık Başbakan'ın yakasında olur.Kısacası olanlardan ders çıkarmak lazım ,yanlış da ısrar etmenin anlamı yok ,komuşularımızın iç işlerine karışmamak ve onlar da otorite boşluğu olmaması gerekir,olduğu zaman görüyorsunuz her gün faturayı biz ödüyoruz ,daha ne kadar ödeyeceğimiz de belli değil.