Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Dairesi Başkanlığı'nın Arapça, Farsça, Osmanlıca, Kürtçe, Zazaca ve Süryanice’nin ücretsiz öğretileceği Medeniyet Dilleri Atölyesi'nde 2021-2022 eğitim sezonu başladı. Eğitimlere, 18 yaş üstü kursiyerler kabul ediliyor. Online eğitimler katılım belgeli, yüz yüze eğitimler ise katılım belgeli ve sertifikalı olacak.
Atölyenin açılış dersine katılan Vali Münir Karaloğlu, Diyarbakır'ın 12 bin yıldır insanlığa, farklı medeniyetlere, farklı kültürlere ve farklı dillere ev sahipliği yaptığını hatırlatarak; "Diyarbakır 12 bin yıldır insanlığa ev sahipliği yapan, farklı medeniyetlere, farklı kültürlere, farklı dillere ev sahipliği yapan ve bu farklı kültürlerin, farklı medeniyetlerin barış içerisinde, kardeşlik içerisinde yaşadığı önemli bir merkez, önemli ve kadim bir şehir. Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi olarak devraldığımız bu medeniyet değerlerimizi, kültürel değerlerimizi yaşama ve yaşatma gayretimiz var. Medeniyet dilleri atölyesini, bu gayretimizin bir meyvesi, bir uzantısı olarak görebilirsiniz. Konuşulan bütün diller, hepsi bizim ortak değerimiz" dedi.

'BÖLGEDE KONUŞULAN BÜTÜN DİLLERİN HEPSİ ORTAK DEĞERİMİZ'
Geçen yıl 640 kursiyerin sertifika alma noktasına geldiğini aktaran Vali Karaloğlu, Diyarbakır ve bölgede konuşulan bütün dilleri yaşama ve yaşatma konusunda kararlı olduklarını ifade ederek; "Geçen sene ilk defa Diyarbakır'da medeniyet dilleri atölyemizi başlatmıştık ve geçen sene 640 kursiyerimize sertifika verme noktasına geldik. Diyarbakır halkına çok teşekkür ediyoruz, yapmış olduğumuz tüm etkinliklerde vatandaşımızın çok yoğun ilgisini görüyoruz. Bu medeniyet dilleri atölyesinde şu anda 18 ayrı sınıfta 6 dilde 500 öğrencimiz eğitimine devam ediyor. Önümüzdeki dönemde bu medeniyet dilleri atölyemizi güçlendirerek devam ettireceğiz. Diyarbakır ve bölgede konuşulan bütün diller, şu anda eğitimini verdiğimiz bu altı dil; Kürtçe, Zazaca, Arapça, Farsça, Süryanice ve Osmanlı Türkçesi hepsi bizim ortak değerimiz. Bunları yaşama ve yaşatma konusunda kararlıyız" diye konuştu.
HDP’Lİ VEKİLDEN SERT TEPKİ
HDP Antalya Millletvekili Kemal Bülbül, bu açılışın ardından paylaştığı tweet ile Vali Karaloğlu’na büyük tepki gösterdi. Valinin Kürtçe ders verdiğini manşet yapan yerel bir Diyarbakır gazetesini paylaşan Bülbül tweete şunları yazdı:
“Zihniyet İNKARCI Uygulama SAHTEKÂR...!!!
Kürt Halkı... Yoktur
Kürtçe Dili... Yoktur
Kürdistan.... Asla Yoktur
Diyen Darbeci Münafık, Irkçı Faşist zihniyet "YOK" dediği değerlerimiz üzerinden siyaset yapıyor...!!!”



Nasıl siyasiler eleştiriliyorsa, siyasetçinin de eleştirme hakkını kullanması en doğal hakkı,ancak kantarında topunu kaçırmamak gerekir.Ülke genelinde insan hak ve hürriyetleri konusunda eksiklerimiz var,bu Edirne'deki,Samsun'daki,Antalya'daki ve Hakkari'deki vatandaşın ortak çözülmesi gereken sorunları.Konuya böyle yaklaşılırsa insanlar hem anlarlar, hem de ''Türkiye'' partisi olmak için yol alınmış olur.Sonuçta hep beraber yaşayacağız,ancak Osmanlı yıkıldıktan sonra kurulan bir ''Türkiye Cumhuriyeti''var,bu cumhuriyet temelde ırk,din,dil veya bölgesel ayrım yapılmadan ulus devlet modeli üzerine inşa edilmiş.Coğrafi olarak Ege,Akdeniz,İç Anadolu gibi bölgeler tarif ediliyor.Ülkemizin Doğu kısmına da Doğu Anadolu,Güney Anadolu deniyor,siz şimdi kalkar o bölgelere Kürdistan derseniz kullandığınız dil birleştirici mi olur yoksa ayrıştırıcı mı,veya bazı sorunlarımızı çözmeye yardımcı mı olur yoksa zorlaştırıcı mı.Bütün siyasiler toplumun önünde olan insanlar herkes bunları takip ediyor ve etkileniyorlar.Bu güne kadar karşılıklı sert dil kullanıldı da ne oldu,herhanği bir çözüm oldu mu,ülkemizin o bölgelerinde oluk oluk kan aktı yetmedi mi.Mecliste milletvekilleriniz var,sorunlarınızı orada zaten anlatıyorsunuz,tek çözüm yeri de orasıdır.Yoksa Kürdistan demenin kime ne faydası var,sizin amacınız ne, üzüm yemek mi yoksa bağcıyı dövmek mi.İran'da,Irak'ta,Suriye'de kürtlerin başına gelenleri hep beraber görüyoruz.Meclisteki maaşınızı bu 83 milyon vatandaş veriyor,bu konuşmalarınızla kendi seçmeninizin bir bölümüne şirin görünebilirsiniz,ancak çözüme ne katkısı olabilir.Oturun bir karar verin bir bölgenin mi partisi olacaksınız,yoksa Türkiye Partisi mi?????