Adalet Bakanlığı’nın verileri, Türkiye’de giderek derinleşen ekonomik krizi bir kez daha gözler önüne serdi. 2020 yılında icra ve iflas dairelerine gelen dosya sayısının 30 milyon 384 bin olduğu öğrenildi. 2020 yılındaki icra ve iflas dosyalarının 2 milyon 319 bini sonuçlandırılırken 4 milyon 282 bin dosya işlemden kaldırıldı.
Adalet Bakanlığı’nca 2020 yılına ilişkin yayımlanan adli istatistikler, Adliyelerin milyonlarca icra ve iflas dosyasıyla dolduğunu ortaya koydu. 2019 yılında icra ve iflas dairelerine 9 milyon 825 bin 927 dosya gelirken 2020 yılında gelen dosya sayısı 6 milyon 739 bin 856 olarak gerçekleşti.
25 MİLYON 936’SININ İLAMI YOK
İcra ve iflas dairelerindeki dosyaların türleri de adli istatistikler ile paylaşıldı. Buna göre, 2020 yılındaki icra ve iflas dosyalarının 2 milyon 518 binini, mahkeme kararı bulunan (İlamlı takip) dosyalar, 25 milyon 936’sını ise mahkeme kararı bulunmayan (İlamsız takip) dosyalar oluşturdu. Adliyelerdeki 4 bin 355 dosya ise “İflas” türü altında sınıflandırıldı. İcra ve iflas dosyalarında 2020 yılında dosyalar, ortalama bin 280 günde karara bağlandı.
Adalet Bakanlığı, icra ve iflas dairelerindeki dosyaların coğrafi bölgelere göre dağılımını da paylaştı. Marmara Bölgesi, 13 milyon 578 bin icra ve iflas dosyası ile ilk sırada yer alırken Ege, Akdeniz ve İç Anadolu bölgelerindeki dosya sayısı sırasıyla 3 milyon 514 bin, 3 milyon 542 bin ve 4 milyon 826 bin olarak rapora yansıdı.
ANTALYA TÜRKİYE ÜÇÜNCÜSÜ
Raporda dikkati çeken bir başka veri ise icra ve iflas dairelerindeki iflas dosyalarının kentlere göre dağılımına ilişkin veri oldu. İstanbul ve Ankara en çok iflas dosyası görülen kentler olurken İstanbul’daki iflas dosyası sayısı kayıtlara, bin 464 olarak geçti. Başkent Ankara’daki icra ve iflas dosyalarının toplam sayısının ise 455 olduğu bildirildi. İstanbul ve Ankara’yı, 156 iflas dosyası ise Antalya takip etti.
Mustafa Bildircin (Birgün)


Dursun bey fetö mücadelesi hangi şehirde yapılmadı diye sıralama yapsınlar Antalya onda da ilk 3 e girer
Adamların 1 para birimi bizim 10 para birimimize bedel,paramız Dünya'da en fazla değer kaybeden para birimleri arasında yer almış.Ne yazık ki gerçek bu,şimdi iflaslar başlayınca yüzleşmede ortaya çıkıyor.
Son zamanlarda en yakın mahalle pazarlarına gidin bakın,kirazın kilosu 15.TL,bir adet kavun karpuz ortalama 20 Tl,hanği birini yazacaksın ateş pahası.
Peki asgari ücret ne kadar 2825,90 kuruş,yani 300 Euro'nun altına düşmüş vaziyette,paramızın alım gücü nerede ise pula dönmüş.Temel gıda maddelerinden ekmek 2 Tl,bir aile ortalama günde 10 Tl ekmek parası verse ayda 300 Tl eder.Bildiğimiz çiçek yağı 5 litresi 85 Tl olmuş,süt ve peynir çeşitleri alınacak gibi değil sadece vitrinde bakınacak hale gelmiş,et reyonlarının önünden sakın geçmeyin ortalama kilosu 70 Tl olmuş.Bir ailenin elektrik su giderleri ayda ortalama 400 Tl,tüpün 120 Tl olduğunu da düşününce üzerine 1000 Tl de ev kirası verecek,toplayın gelirin yetmesi mümkün değil,millet nasıl geçiniyor akıl sır ermiyor.
Yukarıdaki beylerin keyfi yerinde,bu ülkenin yüzde 90 gelirinin yüzde 20 kesime gittiği düşünüldüğünde onların bir eli yağda bir eli balda,yazları deniz kenarlarında yazlıklarda otellerde özel yatlarda sefa sürerlerken toplumun yüzde 80 kesimi umurlarında bile değil.
Gelinen noktada bırakın yaz tatilini insanlar artık günlük yaşamlarını nasıl idame ettirecekler onun peşindeler,önümüz sonbahar ve okullar açılacak,servis parası,okul masrafları derken,arkasından kışlık masrafları da ekleyince çok aile kendi içerisinde zaten iflas etmiş oluyorlar.
Kredi kartına borçlu olmayan yok gibi,ondan alıp ona ondan alıp ona yatırıyorlar.
Bütün bu olumsuzluklara rağmen medyaya bakarsan başka bir ülke tarif ediyorlar gibi,hep o yüzde 20 nin yaşantısını öne çıkarıyorlar,gelin birazda yoksulluk içerisinde yaşayan yüzde 80'e bakın deseniz görmezden geliyorlar.
Ne demişler çekirge bir sıçrarsın iki sıçrarsın,göreceksiniz sessiz çoğunluk bunun hesabını ilk sandıkta soracak.Anketlere falan inanmayın onların çoğu ısmarlama,o rakamların yerle bir olduğunu hep beraber göreceğiz,ancak o zamana kadar bu yoksulluk devam edecek,en acı tarafı da bu zaten.