Tören alanı epey kalabalık olduğu için aracımı da uzak bir bölgeye park ettim.
İnanın uzun zamandır böyle kalabalık bir açılış töreni görmedim.
Miting alanı gibiydi…
Sıkı bir polis aramasından geçtik…
Kürsünün bulunduğu alana geldiğimde, Muratpaşa Belediye Başkanı Ümit Uysal konuşuyordu.
Bir ara hiddetlendi, sesi desibel olarak tavan yaptı.
“Muratpaşa’da toplumu birleştirmek bütünleştirmek, barış içinde kardeşçe, etle tırnak gibi yaşatmak için çaba sarf ederken” cümlesini duydum, gerisini yanımdakilerin yüksek sesle konuşması nedeniyle kaçırdım.
Yanımdaki arkadaşa, ‘Ne dedi?’ diye sordum
Arkadaş, ‘Protokole baktın mı?’ dedi.
Anlamadım.
O kadar kalabalık ki…
Kalabalığı yarıp kafamı uzattım.
Ne demek istediğini anladım.
Millet oradaydı ama devlet yoktu…
Anladım ki Ümit Uysal, konuşmasında kamu yöneticilerinin törene yönelik ilgisizliğine sitem etmiş.
Sonuna kadar haklıydı…
Protokol adına Antalya’da kim varsa tek tek davet edilmişti…
Sadece Antalya mı?..
Antalya dışından da davet edilenler çoktu…
Amaaaaa…
Vali bey yoktu, ilaç olsun diye bir yardımcısını da göndermemişti.
Muratpaşa Kaymakamı kendi bölgesindeki bir açılışa neden gelmemişti ki…
Emniyet müdürü de öyle, garnizon komutanı da…
Devlet adına asker de yoktu, dışarıda arama yapanların dışında poliste…
Tek bir devlet kurumunun numunelik bir temsilcisi bile bulunmuyordu binlerce kişinin akın akın geldiği o açılışta…
Olur olmaz her açılışta, davette boy gösteren Akdeniz Üniversitesi rektörü de gözüme çarpmadı.
AKP’den il başkanını beklemiyordum ama temsilen bir parti yöneticisi de gelmemişti.
AKP’li vekiller haliyle yoktu ama CHP’li vekillerden Devrim Kök’de ilgi göstermemişti…
Bir tek İbradı dışında CHP’li belediye başkanlarından da kimseyi göremedim.
AKP’li belediye başkanları ise ortak karar almışlar gibi gelmemişti, yerlerine de birilerini göndermemişti…
Hakkını yemeyelim, Büyükşehir Belediye Başkanı Menderes Türel, Ümit Uysal’ı aramış açılış günü Gaziantep’e gideceğini söyleyerek Büyükşehir Belediye Meclis Üyesi Ruhi Beşiktaş’ı kendini temsilen göndermişti.
Beşiktaş’ı gördüm, her zamanki şıklığıyla oradaydı…
Kıssadan hisse; millet çoluğuyla çocuğuyla oradaydı ama devlet adına pek kimsecikler yoktu…
Tam da o saatte arabayla o alana gelirken CNN Türk’te canlı yayında Başbakan Binali Yıldırım’ı dinliyordum.
Kırşehir’de konuşuyordu.
Hacı Bektaş Veli’den, hoşgörüden bahsediyordu.
Ama nafile…
Antalya’da devlet Hacı Bektaş Veli’ye sırtını dönmüştü.
Antalya protokolünün bu tavrı, açılışın sahibi olarak Ümit Uysal’ı ve haliyle alevi halkını da üzmüştü.
Benim Vali Münir Karaloğlu’ndan naçizane bir ricam olacak.
Uygun bir zamanda Ümit Uysal’ı arayıp alevilerin o dergahına bir gidin.
Ne demiş Hacı Bektaş Veli;
‘Bir olalım, iri olalım diri olalım’
Bunu Cumhurbaşkanı Erdoğan’da söylemiyor muydu?..
Eeee, o zaman Antalya’daki problem ne?..




Yazımızdan dolayı kutluyorum sizi
Utanç verici bir durum ,bu yüzyılda inanç sorununu çözememiş ,herkes verği vermiyor mu,bu ne zulum.Kendine oldumu yeri gögü inletenler,konu cemevleri oldumu kör sağırlar.
Zikir meclisleri denildiği zaman, “Allah” lafzının ya da “La İlahe İllallah” kelimesinin toplu halde zikredildiğini anlarız. “Zikir meclisi” denildiğine göre tek kişi ile meclis olmaz. Meclis, çok insanlardan meydana gelir. Tek insana meclis denmez. Buradan anlıyoruz ki Resûlullah Aleyhi's-Salâtu ve's Selâm veciz bir şekilde toplu zikri ifade etmiştir. cemde bir zikirdir. namazımızıda kılmalıyız. gerçek alili bektaşi günahlardan uzak durur. farzları yerine getirir. kimse yeni bir din arayışına girmesin. cem evleri birer meclistir. ibadethanedir. keşke cuma namazlarınıda burda kılsak
cem evleri ibadethane değildir. bir bektaşi olarak katılmam mümkün değil. müslümanım ve ibadet heryerde olur.cami,ev,işyeri, cemevi. antalyadaki cem evlerine namaz kılacam diye girdiğimde camiiye git diyorlar. lütfen hepinizi hacıbektaşa beklerim.
Proplem Antalya'da değil Sayın GÜNDOĞDU ,sorun resmi bakış da ,1950 den beri bir çok iktidarlar gelip gitmesine rağmen 67 yıldır bu ülkede böyle bir proplem olduğunu görmemeleri ve sürekli halının altına süpürmeleri.Yasal olarak CEMEVLERİ ibadet olarak kabul edilmediği sürece bu tür açılışlara hiç bir devlet yetkilisi gelemez.2018 yılında hani nerde din ve vijdan özğürlüğü,anayasada yazdığı gibi orda duruyor.Güzel sözler söyleyerek birbirimizi aldatmanın gereği yok,gerçek bu,ne zaman ki ANKARA'da oturan beyler insan hak ve hürriyetleri açısından herkesi eşit hale getirirler sorun o gün çözülür,yoksa bu kısır döngü sürer gider.İnanç sorununu Avrupa'lı 400 yıl önce çözmüş,umarım bu ülke bir 400 sene daha beklemez.