Çevik kuvvet ekipleri konsolosluğun önüne barikat kurarak grubun geçişini engelledi. Kısa süreli gerginliğin ardından grubun konsolosluğa 50 metreye kadar gelmesine izin verildi. Burada Ülkü Ocakları İl Başkanı Emrah Taşkın basın açıklaması yaptı. Taşkın, açıklamasında şunları kaydetti:
"Bugün burada Bayırbucak Türkmenlerinin maruz kaldığı soykırımı, mezalimi kınamak, bu duruma karşı tepkimizi koymak için toplanmış bulunmaktayız. Ggeçtiğimiz günlerde Suriye ve Rusya birlikleri Bayırbucak Türkmenlerine karşı sivil, çocuk, kadın, yaşlı, genç demeden bir saldırı, bir katliam düzenlemiştir. Soydaşlarımız ne yazık ki dünyanın her yerinde olduğu gibi yine zulme maruz kalmaya başladı. Kerkük'te, Musul'da, Doğu Türkistan'da, Türk'ün olduğu her yerde çile çekilmektedir. Ülkü ocakları olarak bizler Türk'ün çilesine ortak olmaya, derdiyle dertlenmeye, sevinciyle sevinç duymaya, mutlu olmaya baş koymuşuz. Soydaşlarımızın yanında olduğumuzu, onların dertleriyle dertlendiğimizi, onların tırnağına batan çöpün bizim de canımızı yaktığını haykırmak için toplandık. Katil Rusya'ya sesleniyoruz; soydaşlarımızın kanlarından elini çek. Soydaşlarımızın dökülen her damla kanının hesabını vakti gelince ülkücüler sizden hesap soracak."
Taşkın, bu uyarılarının dikkate alınmaması halinde binlerle milyonlarla sokağa döküleceklerini belirterek, gerekirse şehit olacaklarını söyledi. Emrah Taşkın, "Türkün çilesine ortak olmayan Türk Devleti'nin yöneticilerini de buradan uyarıyoruz. Artık kınamayı bıraksınlar, gereği neyse onu yapsınlar" diye konuştu. Açıklamanın ardından bir süre slogan atan grup dağıldı.
Yusuf ÜNAL/ ANTALYA, (DHA) -


Suriye'de bir devlet varken,etnik kökeni ve inancı ne olursa olsun bir düzen içerisinde karşılıklı yaşıyorlar mıydı evet.Sorulması gereken şu, ne oldu da devlete karşı bazı gruplar silaha sarıldı.Sonuç milyonlarca göç,binlerce ölü,yıkılmadık kasaba şehir kalmamış,dünyanın çeşitli ülkelerinden şavaşmak için giden yam yam sürüsü,bir çok ülkenin para ve silah yardımı yaptığı bir coğrafya da gelinen manzarayı herkes görüyor.Şİmdi soralım kendi ülkemizde eline silah alıp devlete karşı gelene ne diyoruz TERÖRİST,peki başka bir ülkede eline silah alıp da yaşadığı devlete karşı çıkan neden TERÖRİST olmuyor.Duyğusallığı bırakalım çoluk çocuk demeden öldüren, kafa kesen, kadınları pazarlar da satan bu canilerle şavaşılmayacak mı?Bunların olacağını baş dan düşüneceklerdi, devletine silahla karşı gelen hanği ülkede olursa olsun sonucuna katlanır.Eğer varsa bir sorun hak, onun yolu silahlı mücadele değil siyasi mücadeledir.O nedenle başka bir ülkenin sorunlarını ülkemize taşımanın alemi yok.1980 öncesi sokaklara çıkıldı da ne oldu,vahşet katliamlar,cinayetler unutulmadı,onun bunun maşası olmaya gerek yok.Batı yarattığı canavarı yok etmeye çalışıyor.Peki ne zaman ateş kendi ocağına düşdüğü zaman.