Araştırmacılar daha uzun bir yaşamın nasıl mümkün hale geldiğini ve ilerleyen yaşlarda sağlıklı ve dinç kalmak için neler yapabileceğimizi anlamaya çalışıyorlar. İnsanlık tarihinin neredeyse tamamında, ilerleyen yıllarda, 60 yaşından sonraki on yıllar genellikle halsizlik ve hastalıkla karakterize edilirdi. 1950'de Batı Almanya'da doğanların o dönemdeki ortalama yaşam beklentisi 66 yıldı.
* * * *
Bu durum temelden değişti. Araştırmacılar, yaşlanma devriminin ortasında olduğumuzu düşünüyor. Stanford Üniversitesi'ndeki bilim insanları, "100 yaşına kadar yaşamak, bugün doğan herkes için standart hale gelecek" diyorlar. Yaşlanmayı araştıran birçok biyolog ve doktor, günümüzdeki elli yaşındakilerin bile 100 yaşına ulaşma ve uzun süre oldukça dinç kalma şansının yüksek olduğuna inanıyor.
* * * *
Tokyo'da gerontoloji profesörü olan Takao Suzuki, 60 ila 75 yaş arasındaki kişilerin zaten "genç yaşlılar" olduğunu söylüyor. "Genç yaşlılar çok aktif, sağlıklı ve üretkenler; 30 yıl öncesine kıyasla oldukça farklılar." Yaşlanma, her zaman tüm biyolojik süreçlerin en karmaşık olanı, genetik materyalin, moleküler süreçlerin ve çevresel etkilerin karmaşık yollarından oluşan, neredeyse çözülemeyen bir bulmaca olarak kabul ediliyor.
* * * *
Yapay zeka algoritmaları ve süper bilgisayarlarla donatılmış, nörolojiden onkolojiye kadar çeşitli disiplinlerden araştırmacılar, yaşlanmanın temel mekanizmalarını çözmede başarılı oluyorlar. Hangi hücresel ve moleküler süreçlerin dahil olduğunu ve kanser veya alzheimer gibi yaşa bağlı hastalıkların aynı mekanizmalar tarafından nasıl yönlendirildiğini şaşırtıcı bir hızla anlamaya başlıyorlar.
* * * *
Hayatın en önemli gizemlerinden biri çözülmeye çalışılıyor. Uzmanlar ‘Yaşlanma değiştirilebilir bir süreç‘ diyorlar. Almanya’da Max Planck Yaşlanma Biyolojisi Enstitüsü direktörü "Yaşlanma esnektir, etkilenebilir, hızlandırılabilir veya yavaşlatılabilir. ," diyor. Alzheimer hastalığı bir kan testiyle tespit edilmeye çalışılıyor ve bir kişinin tüm genomu, bağırsak mikrobiyotasının bileşimi gibi, yıldırım hızıyla analiz edilebiliyor.
* * * *
Henüz tüm cevaplar bulunamadı tabii. Örneğin, bilim insanları, yaşamın ilerleyen dönemlerinde sıklıkla görülen beyin fonksiyonlarındaki azalmadan sorumlu kesin mekanizmalar ve bunun ilaçlarla nasıl önlenebileceği konusunda hala kafa yoruyorlar. Ancak bu temel biyolojik süreçlerin nasıl işlediği hakkında ne kadar çok şey bilinirse, onları etkileme yeteneğinin de o kadar artacağı kesin.
* * * *
Yaşlanma devrimini anlamak için Stanford, Harvard veya Oxford gibi seçkin üniversitelerin yanısıra Köln Üniversitesi Hastanesi'nin hemen yanında, ödüllü Max Planck Yaşlanma Biyolojisi Enstitüsü’nde yüzlerce doktor, biyolog ve bilgisayar bilimcisi, laboratuvarlarda "doğal yaşlanma sürecini anlamak ve bu sürece nasıl müdahale edileceğini, yaşa bağlı hastalıkları nasıl hafifletebileceğini veya hatta önleyebileceğini" bulmak için çalışıyor.
* * * *
Harvard'dan Heidelberg'e, Stanford'dan Cambridge'e kadar önde gelen üniversitelerin, sağlıklı uzun ömrün sırlarını çözmek için büyük yaşlanma enstitüleriyle birlikte çalıştığı küresel bir araştırma yarışı çoktan başladı. Fransa'da Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, yakın zamanda Toulouse Üniversitesi Hastanesi'nde, iki milyona kadar kişiye sağlıklı yaşlanma programıyla destek verecek bir Avrupa uzun ömür araştırma merkezi açtı.
* * * *
Farklı disiplinlerden araştırmacılardan gelen belki de en iyi haber şu: Yaşlılık yıllarımızda bile sağlıklı ve zinde kalmak için en çok şeyi kendimiz yapabiliriz. Ne yediğimiz, nasıl egzersiz yaptığımız, nasıl uyuduğumuz ve beynimizi nasıl eğittiğimiz, sağlıklı yaşam süremiz üzerinde daha önce düşünüldüğünden çok daha büyük bir etkiye sahip. Kesin olan bir şey var: birkaç aydan değil, on yıllardan bahsediyoruz.

Türkiye Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına bağlı Prof. Dr. Fahrettin Kerim ve Nilüfer Gökay Huzurevi Yaşlı Bakım ve Rehabilitasyon Merkezi'nde kalan Nebahat Günerhan’ın 100. doğum günü, geçen yıl üzerinde kendi fotoğrafı bulunan özel bir pastayla kutlandı.
Önceki sayfa
Sayfa başına git
|
![]() Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır. Neleri kabul ediyorum: IP adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle paylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım. |


