Özellikle son yıllarda yapılan bilimsel çalışmalar, horlamanın yalnızca sosyal bir sorun olmadığını; kalp ve damar sağlığı üzerinde doğrudan etkileri olabileceğini ortaya koyuyor.
İzmir Buca Seyfi Demirsoy Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde görev yapan Kulak Burun Boğaz ve Baş-Boyun Cerrahisi Uzmanı Dr. Enes Bilgin Türkmenoğlu, horlamanın altında yatan nedenlerin mutlaka araştırılması gerektiğini belirterek önemli uyarılarda bulunuyor.
“Horlama masum bir ses değil”
Horlama sesinin, uyku sırasında hava yolunda oluşan daralmanın bir sonucu olduğunu belirten Dr. Enes Bilgin Türkmenoğlu, bu daralmanın uzun vadede ciddi sonuçlara yol açabileceğini vurguluyor:
“Horlama, üst solunum yolunda hava geçişinin zorlaştığını gösteren önemli bir belirtidir. Bu durum zamanla oksijen seviyelerinin düşmesine ve kalp-damar sistemi üzerinde baskı oluşmasına neden olabilir.”
Dr. Türkmenoğlu’na göre özellikle düzenli ve yüksek sesli horlama, çoğu zaman uyku apnesi gibi daha ciddi bir sağlık sorununun işareti olabiliyor.
Uyku apnesi kalp hastalıkları riskini artırıyor
Horlama ile en sık ilişkilendirilen rahatsızlıklardan biri olan Obstrüktif Uyku Apnesi, uyku sırasında solunumun kısa süreli durmasıyla karakterize ediliyor. Bu durum, gece boyunca vücudun defalarca oksijensiz kalmasına neden oluyor.
Dr. Enes Bilgin Türkmenoğlu, uyku apnesinin kalp sağlığı üzerindeki etkilerini şu sözlerle açıklıyor:
“Uyku apnesi olan hastalarda hipertansiyon, kalp ritim bozuklukları, kalp krizi ve inme riski belirgin şekilde artıyor. Vücut gece boyunca defalarca stres altına giriyor.”
Araştırmalar, tedavi edilmeyen uyku apnesinin kalp hastalıklarıyla doğrudan ilişkili olduğunu ortaya koyuyor.
Kimler risk altında?
Horlama ve uyku apnesi herkes için risk oluşturabilse de bazı gruplarda daha sık görülüyor. Dr. Enes Bilgin Türkmenoğlu, özellikle şu grupların dikkatli olması gerektiğini belirtiyor:
Bu faktörlerin, üst solunum yollarında daralmaya yol açarak horlamayı ve uyku apnesini tetikleyebildiği ifade ediliyor.
Horlama sadece kişiyi değil, çevresini de etkiliyor
Horlama problemi yalnızca sağlık açısından değil, sosyal yaşam açısından da ciddi sorunlara yol açabiliyor. Dr. Enes Bilgin Türkmenoğlu, horlamanın aile içi ilişkileri ve uyku kalitesini olumsuz etkilediğine dikkat çekiyor:
“Horlama nedeniyle eşler ayrı odalarda uyumak zorunda kalabiliyor. Bu durum hem uyku düzenini bozuyor hem de uzun vadede ilişkiler üzerinde olumsuz etki yaratabiliyor.”
Kalitesiz uykunun; gün içinde halsizlik, dikkat dağınıklığı, iş performansında düşüş ve trafik kazası riskinde artış gibi sonuçlara yol açabileceği belirtiliyor.
Horlama tedavi edilebilir bir sorun
Toplumda horlamanın kader gibi algılandığını belirten Dr. Enes Bilgin Türkmenoğlu, bunun doğru olmadığını ve modern tıbbın birçok etkili çözüm sunduğunu söylüyor:
“Horlama ve uyku apnesi büyük oranda tedavi edilebilir sorunlardır. Önemli olan altta yatan nedeni doğru şekilde tespit etmektir.”
Tedavi sürecinde hastanın detaylı KBB muayenesinden geçirildiğini belirten Dr. Türkmenoğlu, gerekirse uyku testi (polisomnografi) ile sorunun kaynağının netleştirildiğini ifade ediyor.
KBB muayenesi neden önemli?
Horlama probleminin burun, geniz, yumuşak damak ve boğaz bölgesindeki yapısal sorunlardan kaynaklanabileceğini belirten Dr. Enes Bilgin Türkmenoğlu, KBB uzmanı değerlendirmesinin kritik olduğunu vurguluyor.
“Burun tıkanıklığı, septum deviasyonu, konka büyümesi veya yumuşak damak sarkması gibi sorunlar horlamaya neden olabilir. Bu problemler tedavi edildiğinde horlama büyük ölçüde azalır.”
Bazı hastalarda cerrahi yöntemlerin, bazı hastalarda ise yaşam tarzı değişikliklerinin yeterli olabildiği belirtiliyor.
Horlama tedavisinde yaşam tarzı değişiklikleri
Dr. Enes Bilgin Türkmenoğlu, horlamayı azaltmak için hastalara şu önerilerde bulunuyor:
Bu önlemlerin, özellikle hafif ve orta düzey horlamada etkili olabildiği ifade ediliyor.
“Kalp sağlığı için horlamayı ciddiye alın”
Horlama ve uyku apnesinin yalnızca bir uyku problemi olmadığını vurgulayan Dr. Enes Bilgin Türkmenoğlu, erken tanının hayati önem taşıdığını belirtiyor:
“Horlama, vücudun verdiği bir uyarıdır. Bu uyarıyı dikkate almak, kalp sağlığını korumak açısından son derece önemlidir.”
Uzmanlar, düzenli horlama şikâyeti olan bireylerin mutlaka bir KBB uzmanına başvurması gerektiğini belirtiyor.
İzmir’de horlama ve uyku apnesi için uzman desteği
İzmir’de horlama ve uyku apnesi şikâyeti yaşayan bireyler için erken teşhis ve doğru tedavi yöntemlerinin, hem yaşam kalitesini hem de uzun vadeli sağlık risklerini önemli ölçüde azalttığı ifade ediliyor.
KBB Uzmanı Dr. Enes Bilgin Türkmenoğlu, bu konuda toplumda farkındalık oluşturmanın büyük önem taşıdığını vurgulayarak sözlerini tamamlıyor.
![]() |
![]() |
![]() |
![]() |
|||||
|
|
|||||||
![]() Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır. Neleri kabul ediyorum: IP adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle paylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım. |
|
||||||||||||
|
|
||||||||||||
![]() Koç ![]() 21 Mart - 20 Nisan
|
||||||||||||
|
||||||||||||
|
||||||||||||

