CHP Grup Başkanı Özgür Özel, TBMM'de partisinin grup toplantısında konuştu. Özel, ülkenin 2018’den bu yana devam eden çok yönlü bir krizin içinde olduğunu savunarak, "Dün mayıs ayının açlık ve yoksulluk sınırı rakamları açıklandı. Açlık sınırının 35 bin 200 liraya, yoksulluk sınırının 114 bin 500 liraya yükseldiğini gördük. Yani tüm emeklilerin, tüm emekçilerin, tüm mavi ve beyaz yakalıların, neredeyse tüm devlet memurlarının yoksulluk sınırının altında olduğu, emeklilerin ve emekçilerin açlık sınırının altında olduğu bir sürecin içindeyiz. 20 bin liralık sefalet maaşıyla emekliler, 28 bin liralık asgari ücretle emekçiler, ortalama 19 bin 700 lira aylık gelirleriyle çiftçiler ve bunların alışveriş yapıp da para kazandırarak geçimini sağlayacağı düşünülen esnaflar kan ağlıyor, perişan bir durumdalar. İnsanca yaşamın mümkün olmadığı bir sürecin içinde Türkiye gıda enflasyonunda da genel enflasyonda da Avrupa’da 1’inci, dünyada 5'inci sıradadır. Enflasyonu Türkiye’den kötü dünyadan 4 ülke vardır. Bu ülkeler ya savaşta ya iç savaşta ya bombardıman altında. Türkiye’nin bir aylık enflasyonu dünyadaki 100 ülkenin bir yıllık enflasyonundan fazladır. Yani ülke kötü yönetilmekte, beceriksizce yönetilmekte, enflasyon sorunu dünyada çözülmekte; ama Türkiye’de tırmanmaktadır. ‘Türkiye’de halk kazandı, hukuk kazandı, adalet kazandı, Türkiye’nin önü açık, Türkiye’de artık millet kazandı’ denmeden bu kriz bitmeyecektir" dedi.
‘CHP’NİN KAZANDIRDIĞI BU DÜZENDEN VAZGEÇİYORLAR’
Özel, bugün Türkiye’nin en büyük sorununun verginin adaletsiz, haksız, yersiz alınma sorunu olduğunu söyleyerek, "Türkiye’nin servet sahiplerinin toplam verginin yüzde 11’ini ödediği, bu salondaki gibi Türkiye’deki bütün vatandaşların zenginliklerine fakirliklerine bakılmadan dolaylı vergilerle verginin yüzde 64’ünü ödediği, maaş alanların da gelir vergisi ile verginin yüzde 24’ünü ödediği bir düzende, yani esas vergi vermesi gerekenlerin verginin 10’da 1'ini, az vermesi ya da hiç vermemesi gerekenlerin verginin 10’da 9’unu ödediği bir düzen haksız bir düzendir. 1 milyon 200 bin liralık arabadan 1 milyon 557 bin lira vergi alır, 2,7 milyona getirir. İşte AK Parti’nin kara düzeni budur. Bu açlığa, bu sefalete çözüm bulmayanlar, çözüm bulamayacaklarını bilenler, bu kötü yönetimi artık milletin istemediğini görenler, bir daha asla seçim kazanamayacaklarından emin olanlar, kendilerini düzeltmek ve gerekirse bir dönem kaybetmek, ders almak, yeniden iktidara hazırlanmak yerine, memnun olunmayanın gittiği, umut edenin geldiği bir düzeni, ki bu düzen Cumhuriyet Halk Partisi’nin bu ülkeye kazandırdığı en önemli iştir, işte bu düzenden vazgeçiyorlar" diye konuştu.
‘SALONDA KAYBETMEYİ HAZMEDEN KİMSE YOK’
3 yıl önce bu düzeni değiştirmek için hep birlikte yola çıktıklarını belirten Özel, “3 yıl önceki seçimde Tayyip Erdoğan o seçimde kendisi açısından böyle bir risk görmediği için, istediği gibi bir seçime gitmeyi başardığı için partinin başına bunlar gelmiyordu. Çok kazanmamız gereken bir seçimi, üzerinde çok konuşmamız gereken hatalarımızla, kusurlarımızla, şimdi baktığımızda başka türlü yorumlayabileceğimiz işlerle kaybettik ve kahrolduk. Bu salonda o seçimin ertesi sabahı dışından ya da içinden ağlamayan, gırtlağından ekmek, peynir, zeytin geçebilen, günlerce kendine gelebilen yani kaybetmeyi, bir kez daha kaybetmeyi hazmedebilen kimse olduğuna inanmıyorum bu salonda. Kimse yok. İşte bu anlayış, ‘Bir daha kaybetmemeliyiz’ diyen anlayış, ‘Yeter artık’ diyen anlayış, ‘CHP değişirse Türkiye değişir, önce CHP’yi değiştireceğiz, sonra yönetimi değiştireceğiz. Gazi’nin partisini bir daha iktidara getireceğiz’ diyen anlayış, bu ülkede genciyle, kadınıyla, her yaştan tecrübeli ama 10’uncu Yıl Marşı’nda söylendiği gibi her yaştan genci ile hep beraber bir değişime inandılar ve gerçekleştirdiler” diye belirtti.
‘HARAM MAL DİYECEK KADAR YERİN DİBİNE GEÇMİŞLER’
Özel, şu anda iki tane Cumhuriyet Halk Partisi görüntüsü olduğuna dikkat çekerek, “Sürecin tamamını ailelere, evlatlara, eşlere, dostlara, haksızca saldıracak kadar küçülerek sürdürdüler. O süreçleri hep birlikte gördük. O günden bugüne açık, gizli bir sürü şey duyduk. Öyle bir hal aldı ki ‘Ben mesajı okuyorum, ben orada yokum’ dediğim, ya da oradan buradan fıslayana ‘Ben iktidar yürüyüşünden vazgeçmeyi, meydanlardan çekilmeyi, Ankara’ya dönmeyi, makbul muhalefet olmayı, kazanacak adayın değil, şekli bir yarışın tarafı olmayı reddediyorum’ dedikçe, ben bunu söyledikçe ilk günlerde Ekrem Başkanın eşine ilk başta koşanlar, hapiste ziyaret edenler, gözaltı sürecinden sonra yapılan tutuklamaya itiraz edip cezaevi ziyareti yapanlar, yaptığımız kurultaya katılıp ayakta alkışlayanlar, bir yandan birilerinin bizi, ‘Biz Ekrem’i yedik bitirdik, kazanacak başka adaya bakma, partinin başında otur. Bizim için makbul olan budur’ diyenlere ‘Hayır’ cevabını biz verince ‘Belki bizimle olur. Eğer partiyi bize verirseniz biz alıştığınız gibi oluruz. Biz bildiğiniz gibi oluruz. Biz alıştık kaybetmeye, bir kez daha kaybeder partinin başında otururuz’ dediler. Karşımızda 5 Kasım Kurultayı’nı hazmedemeyenlerle 31 Mart yerel seçimini hazmedemeyenler, yani mutlak sultanla mutlak butlanın ittifakı vardır. Şimdi meseleyi görelim. Maalesef hızla çözeceğiz, çözmek için emek, gayret, cesaret göstereceğiz. Ama maalesef şu anda iki tane Cumhuriyet Halk Partisi görüntüsü var. Bir tarafta butlan kararıyla bizlerin polis zoruyla dışarı atıldığı baba ocağımız ve orada oturanlar, bir tarafta burada Gazi’nin diğer büyük eserinin çatısı altında partisine ve ülkesine sahip çıkmaya çalışanlar. Sizin her bir damlası helal alın teriyle kazanıp da partiye ödediğiniz aidatlarla alınmış arabalara ‘Haram mal’ diyecek kadar yerin dibine geçmişler, oturuyor orada" diye konuştu.
‘ERDOĞAN’LA MİLLET ARASINDA BİR MESELEDİR’
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın süreçle ilgili sözlerine ilişkin Özel, "10 gündür ağzını bıçak açmıyor. Ölçtürüyor biçtiriyor, görüyor, neler olduğunu görüyor. Şimdi nedamet getiriyor ve 10 gün sonra ilk konuştuğunda dönüyor ve diyor ki ‘Biz bu işin hiçbir yerinde yokuz.’ ‘Vallahi, biz bu işin hiçbir yerinde yokuz’ diyor. Hani ‘Hiçbir yerinde yokum’ diyorsun ya. Önümüze 6 kere barikatlar çektiğin, TOMA’ları dizdiğin, dolunun altında o üstüne çıktığım TOMA var ya, sen o TOMA’nın şoför koltuğunda oturuyorsun. 19 Mart’ta darbe yapan da 21 Mayıs butlan darbesini yapan da ardından polisi Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün kurduğu partiye sokan da bunların hepsini yapan sen, senin şımarttığın İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı, ödüllendirdiğin bakanın. Tapuların hesabını veremeyen, o kadar malı ve mülkü ne yaparak edindiğini senin de açıklayamadığın, açıklatmadığın celladın eline, talimatı sen verdin, 'Kes bunların boynunu’ diye. Bu mesele CHP içinde bir mesele değildir. Bu mesele Erdoğan’la, rejim ile millet arasında bir meseledir. 15 Temmuz darbesine kadar şımarttıkların, ne istediyse verdiklerin, sırtını sıvadıkların, altına F16 çektiklerin bu Meclis’i bombaladı. Biz o gün en büyük rakibimize darbe yapıldığında ‘Olmaz’ demiştik. Şimdi 10 gündür susan Erdoğan’a, ‘Ben hiçbir tarafında yokum bu işin’ diyen Erdoğan’a soruyorum. ‘Hiçbir tarafında yokum’ demek, ‘Bir yerde oturup da susuyorum, izliyorum’ demek ile olmaz. Darbeye karşı olunur. Haydi bakayım. Biz 15 Temmuz akşamından alnımızın akıyla çıktık. Siz 19 Mart ve 21 Mayıs darbeleriyle aslında demokrasinin tarafında değil; demokrasiden sebeplenerek milletin sırtında, hatta gerekirse milletin kararının karşısında olduğunuzu gösterdiniz” ifadelerini kullandı.
'GRUBUMUZ BURADADIR'
Özel, kendilerini asıl yaralayanın düşmanın attığı taş değil, zamanında dost bildiklerinin bugün yaptıkları olduğunu söyleyerek, "Bugüne kadar asla ağzımı açıp cevap vermedim, kötü söz söylemedim. Bugünden sonra da bu ortaya çıkan açık ifşaatla, bu milletin tepkisi ile, Cumhuriyet Halk Partisi’ni aşan, muhalefetin tüm bileşenlerinden güç alan, dayanışma alan, muhalefeti aşan, milletin vicdanında köpürüp taşan bu haksızlıklara karşı doğru adımlar atılır, geri adımlar atılır, en kısa zamanda milletin talebi olan, partinin talebi olan, partilinin talebi olan kurultay yapılırsa bu defter kapanır, önümüze bakılır, iktidara yürünür. Bu Meclis’e bir yazı yazılmış, ‘Grubumuz yoktur’ diye. Evelallah grubumuz buradadır, birdir, bir aradadır, ayaktadır. Cumhuriyet Halk Partisi grubu dimdik ayaktadır. Bu grup bir siyasi parti grubudur, adı Cumhuriyet Halk Partisi grubudur. Bu grup bir yürüyüş grubudur, iktidara yürüyüş grubudur. Öfkeyi, mücadeleye dönüştürmeye, enerjiye dönüştürmeye, hiç yorulmadan yürümeye, iktidara varana kadar yürümeye var mısınız? Yürüyelim arkadaşlar" dedi.
Kübra SONKAYA-Canberk ÖZTÜRK/ANKARA, (DHA)
![]() |
![]() |
![]() |
![]() |
|||||
|
|
|||||||
![]() Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır. Neleri kabul ediyorum: IP adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle paylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım. |
|
||||||||||||
|
|
||||||||||||
![]() Koç ![]() 21 Mart - 20 Nisan
|
||||||||||||
|
||||||||||||
|
||||||||||||


