Alanyaspor'da Göztepe hazırlıkları başladı
Alanyaspor'da Göztepe hazırlıkları başladı
Kumluca'daki orman yangınının enerjisi düşürüldü
Kumluca'daki orman yangınının enerjisi düşürüldü
'Sisi' lakaplı Seyhan Soylu tutuklandı
'Sisi' lakaplı Seyhan Soylu tutuklandı
Çeyrek, gram ve yarım altın fiyatları bugün ne kadar?
Çeyrek, gram ve yarım altın fiyatları bugün ne kadar?

Serpil Nur Abiral

Bir bayrak, bir sanatçı, yanan Antalya ve bitmeyen sorular…
9 Eylül 2026 Çarşamba

Gündem o kadar hızlı değişiyor ki…

Bir haberin acısını yaşamaya fırsat bulamadan başka bir acı düşüyor önümüze.

Bugün bir sanatçıya veda ediyoruz. Serhat Kılıç…

Ölümüne gerçekten üzüldüm. Allah rahmet eylesin, ailesine, sevenlerine ve sanat camiasına sabır versin.

Ama cenaze töreninde tabutunun üzerindeki Türk bayrağını görünce aklıma bir soru takıldı.

İyi de…

Neden?

Çünkü Türk bayrağı sıradan bir örtü değildir.

O bayrak; şehidin tabutunda vatan için verilen canı, devlet görevlisinin cenazesinde kamu hizmetini, milletin değer verdiği bazı kişilerin uğurlanışında ise devletin ve milletin saygısını temsil eder.

Benim bildiğim kadarıyla herkesin “Ben vasiyet ediyorum, tabutuma da Türk bayrağı sarılsın” demesiyle bu mümkün değil.

Nitekim Türk Bayrağı Kanunu ve ilgili Tüzük'te, cenazelerde tabuta Türk bayrağı örtülebilecek kişiler belirlenmiş.

Bunların arasında Devlet sanatçıları da var.

Buraya kadar tamam.

Ama gelelim Serhat Kılıç'a…

Serhat Kılıç'ın Devlet Tiyatroları'nda görev yapmış olması, onu otomatik olarak “Devlet Sanatçısı” yapmıyor.

Çünkü Devlet Tiyatroları'nda sanatçı olarak görev yapmak başka, Devlet Sanatçısı unvanına sahip olmak başka.

Peki o halde?

Serhat Kılıç'ın tabutu neden Türk bayrağına sarıldı?

Eğer mevzuatın başka bir maddesine dayanılarak böyle bir uygulama yapıldıysa, bunun açıklanmasını istemek en doğal hakkımız.

Çünkü burada mesele Serhat Kılıç'ın sanatçılığına, oyunculuğuna veya kişiliğine saygı duyup duymamak değil.

Mesele Türk bayrağının taşıdığı anlamdır.

Ben Serhat Kılıç'ın tabutuna bayrak sarılmasına karşı olduğumu söylemiyorum.

Ben sadece şunu soruyorum:

Hangi statüsü nedeniyle?

Eğer “sanatsal alanda üstün hizmet” kapsamında mülki amir tarafından böyle bir değerlendirme yapıldıysa, bunu bilmek isteriz.

Yok eğer başka bir resmi gerekçe varsa, onu da bilmek isteriz.

Çünkü devletin sembolleri söz konusu olduğunda belirsizlik, soru işaretlerini büyütür.

Bugün bir sanatçının tabutuna hangi gerekçeyle bayrak sarıldığını bilmiyorsak, yarın başka bir cenazede aynı uygulama olduğunda yine aynı soruyu sormak zorunda kalırız.

Ve benim derdim kimsenin bayrağa sarılıp sarılmaması değil.

Benim derdim, Türk bayrağının değerinin kişiden kişiye değişmemesi.

Bayrak hepimizin.

Şehidin de…

Devletin de…

Milletin de…

Ama tam da bu yüzden, kimlerin tabutuna hangi şartlarda örtülebileceğinin açık olması gerekir.

Bir açıklama yapılır, mesele biter.

Çünkü bazen bir soruyu sormak saygısızlık değildir.

Tam tersine, değer verdiğimiz şeye duyduğumuz saygının ta kendisidir.

“Bayrak bir tabutun üzerindeki örtü değil; bir milletin ortak değeridir. Değerli olan da onu kimin taşıdığı kadar, hangi gerekçeyle taşıdığıdır.”

Ve bugün bir başka acı daha yaşıyoruz.

Antalya yine yanıyor…

Aksu, Kepez, Serik…

Alevler ormanları, evleri, yaşam alanlarını tehdit ediyor. İnsanlar tahliye ediliyor, hayvanlar güvenli yerlere taşınıyor, ekipler gece gündüz yangınla mücadele ediyor.

Biz daha önce de gördük o alevleri.

Yanan ormanları…

Kaçışan hayvanları…

Evlerini terk etmek zorunda kalan insanları…

Ve yanan ağaçları

Antalya'nın ateşini görmek artık insanın içini yakıyor.

Bir yandan bir sanatçının ölümüne üzülüyoruz, diğer yandan doğanın ölümünü seyrediyoruz.

Biri insanın yüreğini, diğeri vicdanını yakıyor.

Ve her yangında aynı cümleyi kurduk:

“Bir daha olmasın…”

Ama yine oluyor.

Serhat Kılıç'ın ölümüne üzülürken, Antalya'nın yanan ormanlarına da üzülüyoruz.

Biri bir insanın kaybı…

Diğeri doğanın, canlıların ve insanların kaybı.

İkisi de yüreğimizi yakıyor.

Antalya'da alevlerle mücadele eden tüm ekiplere kolaylık, yangından etkilenen vatandaşlarımıza geçmiş olsun diliyorum.

Ve bayrağımıza gelince…

Bir milletin bayrağı, hepimizin ortak değeridir.

Bu nedenle sorumuz da çok basit:

“Bu bayrak neden o tabuta örtüldü?”

Cevabı varsa duymak isteriz.

Çünkü bazı sorular polemik için değil, doğruyu öğrenmek için s

“Bir insanın ölümü yüreğimizi, bir ormanın yanışı vicdanımızı yakar. İkisine de duyarsız kalmak, insanlığımızdan eksiltir.”


Bir de aylardır bitmeyen Güllü dosyası var.

Kadın öleli neredeyse bir yıl oldu.

Dava ekimde görülecek.

Ama gündem hâlâ ses kayıtları, tanıklar, iddialar, karşı iddialar ve yeni açıklamalarla dönüp dolaşıyor.

Her yeni ses kaydı yeni bir tartışma…

Her yeni tanık yeni bir iddia…

Her iddianın arkasından başka bir iddia…

Ve dosya giderek bir yılan hikâyesine dönüyor.

Elbette mahkeme her ayrıntıyı araştıracak.

Elbette deliller değerlendirilecek.

Elbette herkes savunmasını yapacak.

Ama biz vatandaşlar da artık şunu sormaya başladık:

Bu kadar bilgi kirliliğinin içinde gerçek nerede?

Reyting uğruna yapılan tartışmalar, ekranlarda tekrar tekrar döndürülen ses kayıtları, henüz mahkeme tarafından kesinleşmemiş iddialar…

Bunlar adaletin yerini tutmaz.

Bir insan öldü.

Bir aile dağıldı.

Bir dava açıldı.

Şimdi yapılması gereken, gerçeğin mahkeme salonunda ortaya çıkmasını beklemek.

Çünkü televizyon ekranları mahkeme salonu değildir.


Ve insan ister istemez başka dosyaları da hatırlıyor.

Yıllar önce iki çocuğunu öldüren bir annenin mahkemede, çocuklarını cin olarak gördüğünü ve “yeşil adamın” kendisine onları öldürmesini söylediğini anlattığı olay hâlâ hafızalarda. Kadının akli durumuyla ilgili Adli Tıp raporu da dosyanın önemli başlıklarından biri olmuştu.

İşte burada insanın aklına çok daha büyük bir soru geliyor:

Bir insanın zihni hangi noktada gerçek ile hayali birbirinden ayıramaz hale geliyor?

Eğitimli olmak, toplum içinde saygın olmak, aile sahibi olmak…

Bunların hiçbiri insan zihninin kırılmayacağı anlamına gelmiyor.

Belki de biz toplum olarak bazı olayları yalnızca “cinayet” diye görüp geçiyoruz.

Oysa bazen arkasında yıllarca fark edilmemiş bir ruhsal çöküş, bir hastalık, bir istismar veya yardım çığlığı olabilir.

Bunları konuşmak gerekir.

Ama teşhis koymadan…

Suçlu ilan etmeden…

Ve en önemlisi, reyting uğruna insan hayatını bir televizyon malzemesine çevirmeden.

Çünkü bir insan öldüğünde haber olur.

Ama geride kalanların hayatı devam eder.

Onların acısı ise reyting bittiğinde bitmez.

SON SÖZ

“Adaletin yerini reyting, gerçeğin yerini söylenti, vicdanın yerini merak aldığında; en çok da gerçeği arayanlar kaybeder.”

 

Önceki sayfa   Sayfa başına git  
YORUMLAR
 Onay bekleyen yorum yok.

Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.
Neleri kabul ediyorum: IP adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle paylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
 

Bu haber henüz yorumlanmamış...

FACEBOOK YORUM
Yorumlarınızı Facebook hesabınız üzerinden yapın hemen onaylansın...
Dursun Gündoğdu
Danışman çıktı meydane...
YAZARLAR
Halit Çelikbudak
Halit Çelikbudak
Almanya’nın siyasi gerçeği
Serpil Nur Abiral
Serpil Nur Abiral
Bir bayrak, bir sanatçı, yanan Antalya ve bitmeyen sorular…
Sude Karataş Geyikci
Sude Karataş Geyikci
Antalya yanıyor, geleceğimiz kül oluyor
Turgut Güngör
Turgut Güngör
Türkiye dünyanın parlayan yıldızı
Akif Aktuğ
Akif Aktuğ
Pazar sabahıydı… Kızı babasına şunu sordu…
İsa Altun
İsa Altun
Mobil hesabınızı şarjla boşaltabilirler
ÇOK OKUNANLAR
ARŞİV
ÇOK YORUMLANANLAR
FACEBOOK'TA GÜN HABER
ASTROLOJİ
Koç
 
21 Mart - 20 Nisan
Eylül ayı çalışma ortamınız, günlük rutinleriniz ve sağlığınızla ilgili konuları ön plana çıkarıyor. İş hayatınızda ...
 
Ana Sayfa Türkiye Antalya BURDUR ISPARTA Siyaset Turizm Resmi REKLAMLAR KAMPÜS Spor GÜN'ün ürünü
KünyeHakkımızda KünyeKünye İleti�YimIletisim FacebookFacebook TwitterTwitter Google+Google+ RSSRSS Sitene EkleSitene Ekle Günün HaberleriGünün Haberleri
Maxiva