Hacısüleyman, 2025 yılı turizm sezonunun 2024'e göre çok az bir farkla kapandığını belirtti. ATSO Başkanı bir soru üzerine 19 Mart 2025'de İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne yapılan operasyonun buna etkisi olduğunu söyledi. İmamoğlu'nun gözaltına alındığı mart ayında başlayan rezervasyonların bundan etkilendiğine vurgu yaptı.
Hacısüleyman, ATSO başkanlığına aday olup olmayacağına ilişkin soruya ise şu cevabı verdi:
"Bu yıl seçim dönemimiz. Bu seçimimiz bizim kendi yönetmeliğimize göre, Ekim ve Kasım aylarında yapılacak. 60 gün içinde yapmamız gerekiyor. Ben Türkiye'de 'seçim dönemine girildi' kelimesinden sonra işlerin durduğunu görüyorum. Hem kendi sivil toplum kuruluşlarındaki başkanlık dönemlerimde, yönetim kurulu dönemlerimde; 40 yıldır bu şehirde yaşıyorum, 40 yıldır ülkemizde de seçim dönemi atmosferine girildiği zaman işlerin durduğunu görüyorum. Biz bu atmosfere girmek istemiyoruz şu anda. Yönetim kurulundaki arkadaşlarımız çalışmalarına devam ediyorlar. ATSO'da görev yapan tüm birlikte çalıştığım arkadaşlarım görevlerine devam ediyor, meclis üyelerimiz görevine devam ediyor, komite üyelerimiz görevine devam ediyor. Böyle olmasını arzu ederim. Tabii ki seçme ve seçilme için bir çalışma süresi verilecek ama bunu biz kendi özelimizde bir ticaret ve sanayi odası olarak son üç ayda da başarabileceğimizi düşünüyorum. Yani biz son üç ay... Evet, herkese yeterince bir çalışma süresi verilecek. Ben aday olacaksam benim için çalışma süresi, olmayacaksam başka arkadaşların aday olması için çalışma süresine ihtiyaç var; kendini tanıtma süresine ihtiyaç var. Yönetim kurullarında görev almak isteyen komitelerde... Bizim seçim sistemimizin de en demokratik seçim sistemlerinden birisi olduğunu, tabanın yukarıya doğru temsil edildiği bir seçim sistemi... Biliyorsunuz siz de, detaylı biliyorsunuz; ilgili bir sistemimiz var, onda da sektörler kendi temsil edecek arkadaşlarımızı seçerler."
Toplantıda konuşan Yusuf Hacısüleyman, yatırımlarda büyüme hızının yavaşladığını söyledi. Hacısüleyman, “Araba konusunda son 3 yılda 100 milyar dolarlık ithalat gerçekleştirdik. Elektronik ithalatında 30 milyar dolar civarında bir ithalatımız var. Dengeleme dönemine giriyoruz. Talep büyümesi yüzde 15'ten yüzde 4,5'a indi. Enflasyonda gerileme var ama henüz istediğimiz seviyede değil. Sanayinin GSMH'de payı yüzde 17,53'e kadar düştü. Tarım için de aynı şeyi söyleyebiliriz. Yüzde 5,4'e düştü. Antalya'da bizim tarım ihracatımız geçen yılla aynı oranda gerçekleşti. Tüketimi azaltmak isterken üretimde sıkıntı yaşamaya başladık" dedi.
'KONAKLAMA VERGİSİNİN YARISI YEREL YÖNETİMLERE BIRAKILSIN'
Antalya'nın Türkiye'nin 6'ncı büyük ekonomisi olduğuna değinen Hacısüleyman, “GSMH'nın 3,42'sinin payı Antalya'da. Bilişim sektörü Türkiye genelinde yüzde 3,8 büyürken, Antalya'da yüzde 25 büyüdü. Bilişim şirketlerimizde bir artış var. Konut fiyatlarında Türkiye ortalamasının üzerindeyiz. Türkiye'de 45 bin 457 lira olan metrekare fiyatı Antalya'da 50 bin 379 lira. Antalya'da kurulan şirket sayısı 2024'e göre yüzde 10 azaldı. 2024'te 4 bin 565, 2025'te 4 bin 122 şirket kuruldu. Kapanan şirket sayısı Türkiye'de yüzde 9 iken Antalya'da yüzde 11. Antalya'da 2025'te 5,9 milyar lira konaklama vergisi tahakkuk etti. Konaklama vergisinin yüzde 50'sinin yerel yönetimlere bırakılmasını istiyoruz. Turizmden kaynaklı yatırımların yapılmasını istiyoruz" diye konuştu.
YANGINA DAYANAKLI KAPI SORUNU
Ekonomik verilerin Antalya'nın ticari hayatının sağlıklı olduğunu gösterdiğini belirten Hacısüleyman, “2025'te yangın yönetmeliği, gümrük vergileri çok önemliydi. Yangın yönetmeliğiyle ilgili özellikle Kartalkaya'daki yangından sonra konaklama sektöründe büyük sorunlar yaşadık. Antalya'nın yangın güvenirliliği konusunda bir sorunu yoktu. Yönetmelikte kapıların yangına dayanıklılığı konusunda bir sorunumuz vardı. Bu kapılarla ilgili 2007'de çıkan bu maddeyi pek önemsememişiz. Antalya'da konaklama sektörü bu konuda çok hassas ve önlemlerini almış durumdaydı. Buradaki hiçbir önlemin göz ardı edilemeyeceğini vurguluyoruz. 2007'de keşke değiştirilseydi, böyle bir faciadan sonra bununla karşı karşıya kalmasaydık. Antalya'da misafirlerin huzur içinde uyumasını sağlamamız gerekiyor. Kaleiçi'ndeki tarihi yapılar ahşap yapılar. Bu ahşap yapılar konaklama sektöründe kullanılıyor. Buradaki kişilerde oranın tarihsel özelliklerini korumak istiyor. Burada çözülmemiş sorun var. Yönetmeliklerde çelişkiler var. Bu sorunlardan bazılarını Kaleiçi bölgesinde çözemedik" dedi.
'FAYDADAN ÇOK ZARAR GETİRİR'
Antalya'nın 2050 vizyonuna dair çalışmalar yaptıklarını söyleyen Hacısüleyman, “Antalya verilerine baktığımızda 16 milyon yabancı turist geliyor. Hepsi bizim için çok değerli. Antalya ekonomisini ayakta tutan gelirlerimizden bir tanesi bu. 'Bu insanların gelmesi ne kadar daha olsun?' sorusunu da sormak gerekiyor yavaş yavaş. Ne kadarlık kapasitemiz var, ne kadar misafir ağırlayabiliriz. Antalya ne kadar daha göç kaldırabilir. 25 yıl sonraki projeksiyona baktığımız zaman 5 milyon civarında nüfus gözüküyor. Bugün bile kıt olan bazı kaynaklarımız acaba 5 milyonluk daimi bir nüfus ve milyonlarca ziyaretçiyle ne kadar daha kapasitemizi kullanabiliriz? Çöp dökme alanı ne kadar bulabiliriz, çöp öğütme alanı, çöpü geri kazandırma alanları, atık suyu ne kadar daha bertaraf edebiliriz. Antalya'ya sadece turizm değil bir sermaye akışı var. Yatırım almaktan rahatsız değiliz. Sadece bunları düzenleyerek gidersek daha yaşanabilir bir kente sahip oluruz. Düzensiz şekilde gidersek faydadan çok zarar getirir" diye konuştu.
SÖMESTİR TATİLİ ÇIKIŞI
Okulların tatil süreçleriyle ilgili konuşan Hacısüleyman, “Yarıyıl tatili Türkiye'nin her yerinde aynı tarihte başlıyor, yaz tatili aynı tarihte başlayıp bitiyor. Bu dönemlerde Türkiye ekonomisi iç tüketimde oldukça yoğun hareket yaşıyor. Bu süreci sonraki aylara yaymayı beceremedik. 18 milyon öğrenci, 1 milyon 200 bin öğretmen var. Türkiye'de şu an 20 milyon insan aynı günlerde yola çıkıyor, aynı günlerde dönüyor. Türkiye'de ister bölgesel, ister iklimsel sömestir tatilini farklı çıkış tarihleriyle 60 güne yaymalıyız. Avrupa'da bölgesel olarak tatile çıkılıyor. Ekonomiyi yıla yaymaya çalıştıkları için bunu yapıyorlar. Otobüslerde, uçaklarda yer yok, yollar kalabalık. Neden bunu yapıyoruz? Bu yönde düzenleme yapılması için bakanlığa çağrıda bulunmak istiyorum" dedi.
'EXPO; COP31 SONRASI FUAR MERKEZİ OLSUN'
Sürdürebilir kentsel ulaşım planının Antalya'nın en öncelikli konusu olduğunu belirten Hacısüleyman, “COP31 toplantısı yapılacak kentimizde. 10 binlerce katılımcı oluyor. Antalya'ya 4 saatlik uçuş mesafesinde 1,5 milyar insan yaşıyor. Bu toplantının başarılı olabilmesi için Antalya'ya bir miktar daha yatırım yapılması gerekiyor. İster ulaşım açısından, ister yeni bir konferans binası açısından. 10 yıldır boş duran EXPO alanı bu konferansa ev sahipliği yapacak. Burada bir düzenleme yapılacak. Yapılan bu yapıların sonrasında şehirde bir etkinlik merkezi olarak bırakılması, bir fuar merkezi olarak kazandırılmasını arzu ediyoruz. Biz fuar şehri olamadık. Berlin'de 130 fuar yapılıyor yılda. Bir fuar merkezimiz var. 330 şehirden doğrudan ulaşım var Antalya'ya. COP31 toplantısını çok başarılı atlattıktan sonra EXPO alanının Antalya'nın hizmetine verilmesini istiyoruz" diye konuştu.
KORKUTELİ OSB 2027'DE ÇALIŞMAYA BAŞLAYACAK
ATSO'nun 144'üncü yılında çok güzel işlere imza attıklarını belirten Hacısüleyman, “ATSO olarak Akseki'de küçük bir sanayi sitesi yapmak istiyoruz. Bu yıl seçim dönemimiz. Ekim veya kasım ayı içerisinde yapılacak. Seçim atmosferine şu an girmek istemiyoruz. Hepimiz görevlerimize devam ediyoruz. Korkuteli OSB'de inşaat devam ediyor. 2027'de orada fabrikalar çalışmaya başlayacak. Çin'den çok fazla bir trafik beklemiyorum. İstanbul için daha fazla Çinli gelir ama Antalya için bu seviyede bir tanımımız yok. Sanayimizde geri gidişi maaliyetlere bağlayabiliriz. Üretim için gereken malzeme, iş gücü gibi tüm maaliyetler yükseldi" dedi.

![]() |
![]() |
![]() |
![]() |
|||||
|
|
|||||||
![]() Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır. Neleri kabul ediyorum: IP adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle paylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım. |
|
||||||||||||
|
|
||||||||||||
![]() Koç ![]() 21 Mart - 20 Nisan
|
||||||||||||
|
||||||||||||
|
||||||||||||

